Kapat
Gökçeada Gezilecek Yerler
81.2% Ortalama Puan

Gökçeada Değerlendirme

Gökçeada tatil ve gezi için ne kadar uygun?

Adaya Ulaşım
%80
Konaklama
%82
Bütçe Avantajı
%90
Plaj
%95
Sosyal İmkanlar
%50
Doğal Güzellikler
%90

Gökçeada gezilecek yerler listesine gelmeden önce belirtelim ki burası, hiç şüphesiz Türkiye’nin en güzel doğal ortamlarından biri. Türkiye’nin ilk ve tek milli sualtı parkı olan ada, en sakin 10 kentten biri olarak biliniyor. Yerli ve yabancı turistlerin her yaz akın akın gitmediği nezih yerlerin başında geliyor. 🙂 Eğer kalabalıktan uzak, sakin ve doğal ortamlar arıyorsanız Gökçeada tam size göre. Adanın denizi, kalınacak yerleri, gezilecek yerleri, olumlu ve olumsuz yanlarını, ulaşım şartlarını bu yazımızda sıralamaya çalışacağız. Eğer Gökçeada’ya hiç gitmediyseniz bu yazı size oldukça faydalı fikirler verecek. Yazının en alt kısmında, merak ettiğiniz soruları paylaşabilirsiniz.

Gökçeada Hakkında Kısaca Bilgi

Luwi dilinde “Yüce Ana Tanrıça” anlamına gelen İmbros (Gökçeada), Çanakkale Boğazı’nın kuzeybatısında, Gelibolu yarımadasına 11 mil uzaklıkta bulunmaktadır. 285 km²’lik alana sahip ada, eski çağlardan bu yana Asya ile Avrupa arasında köprü görevi yapmıştır. Homeros’un İlyada’sında adı geçen İmbros (Gökçeada) adasına ilk yerleşenler Anadolu’nun yerli halkı Pelasglardır. Ardından Akalar buraya gelip kıyıyı surlarla çevirmişler, buradan geçen gemilerle ticari ilişkilerde bulunmuşlardır. M.Ö. 494 yılında Atinalılar adayı ele geçirmişler ve koloni durumuna getirmişlerdir. Sonrasında Roma ve Bizans İmparatorluğu ada topraklarına yerleşmişlerdir. Ada, 1204 Latin İstilası sırasında Ceneviz’in, ardından da kısa süreli Venediklilerin egemenliğine girmiş, 1470 yılında da Osmanlı topraklarına katılmıştır.

Gökçeada’ya Nasıl Gidilir?

Gökçeada’ya eğer kendi aracınızla gitmeyi planlıyorsanız ilk konumunuz Çanakkale-Kabatepe iskelesi olmalı. Buradan bineceğiniz feribot ile adaya ulaşabilirsiniz. Kabatepe, Çanakkale şehitliğinin hemen yanında bulunan bir iskeledir. Hemen her 2 saatte bir buradan feribot kalkışı gerçekleşiyor. Otomobil, minibüs, karavan, otobüs gibi araçların tamamı feribota binebiliyor. Yaz aylarında yoğunluk arttığı için feribot sırası olabiliyor ve ilk gelen feribota sıradaki araçlar sığmazsa, bir sonraki feribotu beklemek zorundasınız. Eğer ikinci feribota da sığmazsa üçüncü feribotu beklemek durumundasınız. Bu da toplam 6 saat sıra beklemenize sebep olur. Bu durumun size denk gelmesi çok düşük bir ihtimal de olsa, gezinizi kabusa çevirebilecek bir sıkıntı olduğunu unutmayın. Peki farklı bir çözüm yok mu? Var. Sabır.. 🙂

Eğer bir gün öncesinden gdu.com.tr adresinden online bilet alırsanız ve vaktinde iskelede olursanız bu sorunların hiçbirini yaşamazsınız. Fakat 15 dk. erken gelmeniz gerekiyor. Aksi durumda biletiniz yanıyor ve bir sonraki seferde yer olursa feribota binebiliyorsunuz. Bunun için kendinizi sağlama alın ve biraz daha erken gelin. Tabii bu söylediğimiz sadece araçla gelenler için ortaya çıkabilecek bir sıkıntı. Otobüsler sıraya girmediği için ilk feribotta yerleri hazır oluyor. Diyelim İstanbul’dan yola çıktınız. Feribota yetişme paniği ile 2 saat erken geldiniz. Ne yapacaksınız? Sıkıntıya gerek yok. Şehitliği ziyaret edebilirsiniz. Ya da Kabatepe’ye yakın olan Eceabat şehir merkezine uğrayabilirsiniz. Burada güzel bir çay molası ya da kahvaltı yapabilirsiniz. Şimdi bu yazılanları okuyunca Gökçeada’ya araçla gitmek gözünüzü korkutmuş olabilir. Fakat öyle değil. İnanın Gökçeada bunların hepsine değecek bir mekan. Birazdan bütün güzelliklerinden bahsetmeye çalışacağız.

Gökçeada Nasıl Bir Yer?

Gökçeada gezilecek yerler listesine gelmeden önce birkaç bilgiye ver verelim.. Çanakkale ilimizin bir ilçesi olan Gökçeada, 279 km²’lik alanda, yaklaşık 10 bin nüfusa sahip (2020) Türkiye’nin en büyük adasıdır. Eski ismi ile İmroz, Türkiye’nin 1924’de Lozan Antlaşması’yla Bozcaada ile birlikte sınırlarına kattığı bir toprak parçası olarak kayıtlarda yerini almış. Nüfusun çok büyük bir kısmı merkezde ikamet etmekte olup, yaz aylarında nüfus oldukça artmaktadır. Bu durum genel olarak adalarda ve tatil beldelerinde sıklıkla görülen, olağan bir durumdur. Ada, tarihi kalıntılara sahip, havası çok çok güzel, dağları zeytin ağaçları ile kaplı harika bir tatil beldesidir. Adada toplam 10 köy bulunuyor. Köylerin bir kısmı Rum köyü bir kısmı ise Türk köyüdür. Bademli, Zeytinli, Tepeköy, Dereköy ve Ka­le­köy tarihi Rum köyleri olarak biliniyor. Bu sebeple yaz aylarında hem Türk hem de Rum ziyaretçilerin sayısı oldukça fazla. Önceleri adanın nüfusunun çoğunu Rumlar oluşturuyorken, anlaşmadan sonra yavaş yavaş göç etmeleri neticesinde Rum nüfusu oldukça azalmış.

Merkezden köylere giderken yol kenarlarında tarihi kiliseler ve evler, zeytin ağaçları arasında otlanan sahipsiz gibi görünen keçiler, harika manzaraya sahip barajlar görürsünüz. Dağlarda bolca çobansız keçi bulunuyor ve bu keçiler bir anda aracınızın önüne atlayabiliyor. Aslında sadece dağlık arazilerde değil, sahilde yediğiniz kızarmış mısıra da ortak olmak isteyebiliyorlar. 🙂 Dağlarda kurt olmadığı için hayvan sahipleri keçilerini dağlara salmış. İlk gördüğünüzde yabani dağ keçisi diye şüphelendiğiniz keçiler aslında sahipli ve evcil. Benzer bir manzarayı Anadolu’da görmek pek mümkün değil.

Az önce bahsettiğimiz gibi, Gökçeada’da gezinirken dağların tepelerinde, ıssız alanlarında manastırlar görürsünüz. Önceleri şehirden uzaklaşıp ibadet etmek isteyen Hristiyan rahipler bu ibadethanelere çekilerek ibadet edermiş. Manastırlar şimdi pek kullanılmasa da, özellikle yurt dışından gelen turistlerin ziyaret noktası olmuş. Eğer tarih seven biriyseniz siz de bu kiliseleri görebilirsiniz. Şimdi biraz tarihi mekanlara bakalım.

1999 yılında ilk ve tek sualtı parkı olarak ilan edilen Gökçeada, Akdeniz Foku dahil birçok farklı deniz canlısına ev sahipliği yapmaktadır. Tertemiz denizi ve doğasıyla benzersiz olan ada, Triton, Böcek, Pina, Yunuslar, İspermeçet Balinası, Deniz Kaplumbağası gibi canlıların yaşam alanı haline gelmiştir.

Gökçeada Merkez İçin Notlar

Gökçeada’da gezilecek tarihi, doğal ve turistik yerler listemize gelmeden bir kaç önemli notu sizinle paylaşalım.

  • Merkezde Pazar günleri pazar kuruluyor. Köylülerin satışa sunduğu kekik, zeytinyağı, kavun, zeytin, pekmez gibi doğal ürünleri satın alabilirsiniz.
  • Metropolitan Kilisesi, Fatih Camii, Aya Varvara Kilisesi ve yanında eski bir çeşme merkezde ve hepsi yürüme mesafesinde bulunuyor. Ziyaret etmenizi tavsiye ederiz.
  • Yaz aylarında köylere servisler merkezden kalkar.
  • PTT, banka, okul, belediye gibi kurumlar merkezde bulunuyor.

Gökçeada Gezilecek Tarihi Yerleri

Dereköy ve Aya Marina Kilisesi: Dereköy, 1980 yılına kadar Türkiye’nin en büyük köyüymüş. Şimdiki hali ise tamamen bir hayalet şehir. Birçok evin çatısı çökmüş, duvarları yıkılmış. Fakat yine de köyde yaşayanlar var tabi. Sağlam kalan ve kullanılabilir evlerin oranı yüzde 10 civarında diyebiliriz. Bu köye uğradığınızda köyün sokaklarında yürümenizi ve tarihi çamaşırhaneyi görmenizi tavsiye ederiz. Hatta oradaki çeşmeden soğuk su içmeyi de ihmal etmeyin. Önemli Not: Köyde dere yok. 🙂

Gökçeada Dereköy Hayalet KöyGökçeada Dereköy Çamaşırhane

Köyde bir de kilise var. Aya Marina Kilisesi.. Restore edilmiş bu kiliseyi de (açıksa şayet) ziyaret edebilirsiniz. Aya Marina, adanın en önemli kilisesi konumunda. Patrik ve İstanbul Başpiskoposu Bartholomew 2016 yılında burayı ziyaret etmiş.

Gökçeada kiliseleri

Tepeköy (Agridia Köyü) ve Agridia Kilisesi: Tepeköy, Gökçeada’nın en yüksek alanlarında bulunan tarihi Rum köylerinden biridir. Yaz aylarında Rumların ziyaretçi akınına uğrayan köy, kış aylarında sessizliğe bürünür. Geçmiş yıllarda zeytin, zeytinyağı, peynir, sabun imalatı ve satışı ile meşhur olan köy, son yıllarda sadece turistik bir yer haline geldi. Bununla birlikte her yıl Ağustos ayında dünyanın dört bir yanından gelen Rumlar, Agridia kilisesinde Meryem Ana Şenlikleri yaparlar. Bu zamanlarda köy oldukça kalabalık olur. Öyle ki araçla köye girmek mümkün olmaz.

Agridia Köyü

Zeytinliköy ve Agios Georgios Kilisesi: Gökçeada’da gezilecek yerler listesinin en popüler mekanlarından biridir. Zeytinliköy, merkeze 3 km. yakınlıkta bulunan tarihi köylerden biri. Köyde birçok ev kafeye dönüştüğü için yaz aylarında biraz daha hareketli. Adaya gittiğinizde bu köyde bir kahve içip, sakızlı muhallebi yemenizi tavsiye ederiz.

Gökçeada Zeytinlik Köyü Agios Georgios Kilisesi

Gökçeada’da Gezilecek Yerler (2020)

Uğurlu Köyü: Gökçeada’nın, dolayısı ile Türkiye’nin en batı ucudur. Bu köy sahile yakın (yürüme mesafesinde) olan bir Türk köyüdür. Tarihi bir köy değildir. Köy sakinlerinden hemen herkesin kiraladığı pansiyon evler bulunur. Uğurlu köyü, nüfus bakımından diğer köylere göre daha kalabalık ve hareketlidir. Özellikle yaz aylarında tatil için gelen turistler genelde bu köyde konaklar. Uğurlu köyü ve sahilleri sakinliği ile bilinse de son yıllarda bu özelliğinden bir eser kalmamıştır. Köyde bulunan pansiyonların neredeyse tamamı yaz aylarında dolmaktadır. Sahil de oldukça kalabalıktır. Uğurlu köyüne uğradığınızda yol kenarından zeytinyağı, bal, zeytin, pekmez gibi organik ürünlerden almanızı tavsiye ederiz.

Köye akşama doğru gelmenizi ve gün batımını izlemenizi öneririz. Zira burası Türkiye’de gün batımının en son olduğu yer. Adanın en güzel limanlarından Gizli Liman, Uğurlu köyündedir.

Çınaraltı: Tepeköy’de bulunan bu mekan hiç şüphesiz Gökçeada’nın en güzel mekanlarından biridir. Burada bulunan tesise tedarikli gelerek eşsiz manzara altında piknik yapabilirsiniz. 600 yıldan fazla yaşı olan çınar ağacı ve hemen altındaki çeşmenin soğuk suyu tarif edilemez güzelliğe sahip. Çınar altında çayınızı yudumlarken yeşil bir vadi manzarası, Se­ma­di­rek Ada­sı, Ege Denizi ve harika ötesi havası ile size unutulmaz anlar yaşatacaktır.

Gökçeada Gezilecek Yerler

Gökçeada Aydıncık Tuz Gölü: Gökçeada merkezden Uğurlu köyüne giderken iki farklı yol bulunuyor. Biri Tepeköy ve Dereköy istikametinden geçiyor, diğeri sahil yolu üzerinden. Sahil yolu tarafını seçtiğinizde Kefaloz’a gelmeden yol kenarında (Aydıncık ve Kefaloz plajının ortasında) bulunan tuz gölüne uğrayabilirsiniz. Deniz ve yağmur suyu ile beslenen gölün ortalama olarak derinliği 1 metre, genişliği ise 1 km’dir. Yazın göl buharlaştığı için üzeri tuz tabakası ile kaplanır. Ada halkının ve kuşların tuz ihtiyacı buradan karşılanmaktadır.

Tuz gölüne kadar gelmişken, girebilirsiniz de. Girdiğinizde bembeyaz falan olacağınızı zannetmeyin sakın. Aksine simsiyah olacaksınız. Bununla beraber üzerinizde garipseyebileceğiniz bir de koku olacak. 🙂  Çamur kürü tedavisi yapmak isteyenler için ideal bir yer diyebiliriz. İçinde bulundurduğu bol minerallerin romatizma, kireçlenme, sedef ve eklem ağrılarına iyi geldiği söylenmektedir. Tabii yanınızda çamuru yıkamak için su götürmeyi de unutmayın. 🙂 Çamuru vücuduna süren ziyaretçiler bir süre bekledikten sonra Kefaloz plajında temizleniyorlar. O arada sahilde simsiyah insanlar görüyorsunuz. Bu çamurdan alıp evlerine götürenler bile var.

Gökçeada Plajları

Gökçeada hiç şüphesiz Türkiye’nin en güzel ve temiz denizlerinden biridir. Yukarıda da belirttiğimiz gibi Türkiye’nin ilk sualtı parkıdır. Denizde yüzerken şnorkel kullandığınızda ahtapot, vatos ve birçok deniz canlısını görebileceksiniz. Şimdi size adanın plajlarından bahsedelim..

Aydıncık Kefeloz Plajı: Tuz gölünün hemen bitişiğinde bulunan plajdır. Özellikle sörf tutkunlarının uğrak yeri olan bu plaj altın renginde harika bir mekandır. Rüzgar sörfünün Türkiye’de en iyi yapıldığı yerlerdendir. Merkezden buraya yaz aylarında düzenli araç servisleri hizmet yapmaktadır. Plaj çevresinde pansiyon, duş, kafe, şezlong, tuvalet gibi imkanlar bulunuyor.

Laz Koyu: Şirin köye yakın ufak bir sahil. Koy olması sebebi ile deniz çarşaf gibi. Adaya gittiğinizde buraya uğramadan geçmeyin.

Uğurlu Köyü Gizli Liman: Adanın en güzel plajlarından biridir. Uğurlu köyünden aşağı doğru indiğinizde sağa sapan yol sizi askeri karakolun yanından geçirir ve gizli limanda son bulur. Plaj çevresinde duş, kafe, şezlong, tuvalet gibi imkanlar bulunuyor.

Kuzulimanı Plajı: Feribot adaya yanaştığında görebileceğiniz ilk plajdır. Şehir merkezine en yakın plajlardan biridir.

Yıldızkoy: Ada merkezinden 5 km. uzaklıkta olan Yıldız Koyu, özellikle dalış tutkunları için efsane bir yer. Plaj çevresinde duş, kafe, şezlong, tuvalet gibi imkanlar bulunuyor.

Gökçeada Yıldızkoy

Diğer Limanlar:  Marmaros, Kuzu Limanı, Yuvalı, Aydıncık..

Gökçeada İçi Ulaşım Nasıl?

Yukarıda da belirttiğimiz gibi adada bir şehir merkezi ve 10 adet köy bulunuyor. Merkezden bazı köylere belediyenin otobüsleri düzenli servis yapmaktadır. Bu köyler Uğurlu, Zeytinliköy ve Kale köydür. Bunun dışında adanın tamamını gezmek için kendi aracınızla gelmenizi tavsiye ederiz. Adada araç ve motor kiralama gibi imkanlar da bulunuyor.

Gökçeada’da Nerede Kalınır? (2020)

Gökçeada’da tatil yapmaya karar verdiyseniz hayatınızın en doğru kararlarından birini aldınız demektir. Peki adada nerede kalacaksınız?

Şehir merkezinde birçok otel bulunan Gökçeada’nın köylerinde de pansiyonlar bulunmaktadır. Bu pansiyonların günlük fiyatları genel olarak 100-150 TL arasında seyretmekte (2020). Evin özellikleri, klima, manzara, büyüklüğü, yeni-eski oluşuna göre ev sahipleri farklı fiyatlar veriyor. Adanın en fazla pansiyonu Uğurlu köyünde diyebiliriz.

Gökçeada’ya Ne Zaman Gidilir?

Tatil için bu soruyu soruyorsanız tavsiyemiz Haziran sonu ile Eylül başı arasıdır. Mayıs ayında ve Haziran başlarında ada ve deniz soğuk olabilir. Eylül aylarının sonlarına doğru rüzgar şiddetini artırmakta ve dalgalar yükselmektedir. Tabii ekonomik bir tatil yapmak isterseniz Eylül ayını tercih edebilirsiniz. Çünkü bu mevsimde pansiyonlar yavaş yavaş boşalır ve fiyatlar da oldukça düşer.

Gökçeada’nın Neyi Meşhur?

(Almadan gitme! Gittiysen geri gel) 😉 

Adaya gidip de tatmadan ayrılmamanız gereken güzel yiyecekler var. Hatta satın alıp götürmenizi tavsiye ederiz. Çünkü ürünlerin birçoğu köylüler tarafından yapılıyor, geneli organik ve sağlıklı. Şimdi size Gökçeada’nın bazı meşhur ürünlerden bahsedelim;

# Dibek Kahvesi: Yukarıda söz ettiğimiz gibi Zeytinli köyüne uğrayıp dibek kahvesi içmenizi tavsiye ederiz.

# Sakızlı Muhallebi: Yine Zeytinli köyünde tatmanızı tavsiye ettiğimiz bir muhallebi türüdür.

# Zeytin ve Zeytinyağı: Gökçeada denince akla ilk gelen besinlerden biridir. Adanın her tarafını sarmış zeytin ağaçları bunun en belirgin göstergesidir.

# Bal: Organik bal arayanlar için köylülerin kendi kovanlarından çıkardığı süzme ve petek ballar..

# Pekmez: Yine köylüler tarafından üretilen üzüm, dut pekmezleri oldukça sağlıklı ve lezzetlidir. Bu ürünleri yukarıda bahsettiğimiz gibi Uğurlu köyünden ya da Pazar günü merkezde kurulan pazardan satın alabilirsiniz.

# Reçel: Köylülerin yaptığı çilek, portakal, incir ve domates reçellerinden almanızı tavsiye ederiz. Organik diyeceğiz ama dilimiz varmıyor. Neticede şekerden yapılıyor. Piyasadaki şekerlerin de, şeker kamışından üretildiğini söylemeye gerek yok sanırım.

BOZCAADA GEZİ NOTLARI (TIKLAYIN)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir