Kapat
Fil Hayvanı Özellikleri

Tropik adaları, eğlencesi, gece hayatı ve yemeklerinin ötesinde, Tayland’a gelmek için bir sebebiniz de filler olabilir. Filler ile tanışmak, onlara dokunma fırsatı yakalamak ayrı bir histir. Ve bu hissi yaşayabileceğiniz en meşhur fil safarilerinin biri de Tayland’dadır. Fakat burada fil bakıcıları bu hayvanlara oldukça fazla zulmediyor. Özgürlüklerinden mahrum oldukları yetmiyormuş gibi, onları çeşitli işkencelere de tabi tutuyorlar. Burada fil safarisi denilen şey aslında, fil endüstrisine dönüşmüş.

Fil Endüstrisine Giriş!

Size fil endüstrisinin geçmişinden bahsedelim öncelikle. Geçmiş yıllarda Tayland’daki çoğu fil, orman içinde taşıyıcı olarak kullanılmış. 1989 yılında Tayland hükümetinin bunu yasaklaması ile Mahout denilen birçok fil sürücüsü işsiz kalmış. Fillerini alan Mahoutlar şehre inip onlarla beraber dilenmeye başlamışlar. Vücutları titreşimleri çok iyi algıladığı için ormandan gelen fillerin çoğunun şehirde psikolojisi bozulmuş. Birçok Mahout da fillerini ülkenin çeşitli yerlerinde bulunan turistlerin sırtlarına binerek gezdikleri fil kamplarına çalışmaya getirmiş. Oldukça popüler turistik atraksiyonlardan biri olan bu kamplarda hayvanlar çok uzun saatler boyunca, çok az yiyecekle çalışmak zorunda bırakılmış.

Fillere Yapılan İşkenceler

Çoğu turist fillerin insan taşıması için nasıl bir eğitimden geçtiğini bilmez. İşkencelerden haberi bile yoktur. Turistler, fillerin sırtında safari turu yaparken anı yaşamanın mutluluğu içindedirler. Fakat bilmezler ki cüsseleri ne kadar büyük olsa da, sırtlarına binecek en ufak bir ağırlık onlara çok ağır bir yük oluyor. Gövdeleri ne kadar büyük olursa olsun, omurgaları aynı orantıda güçlü olmadığından sırtlarında insanları taşımaları uzun vadede onlar ciddi problemlere sebep oluyor. Evet! Her hayvan yük taşımaya uygun değildir. Ve filler de bunlardan biridir. Günümüzde hala fillerin üstünde poz veren insanları görmek ne kadar üzücü bir durum. İnsanlar fillerle bu kadar eğlenirken, bu durumda filler de eğleniyor mu acaba? Bilmeyenler için konuyu biraz daha açalım.

Tayland Fil Safarisi

Evcil Fil Yoktur, Köle Fil Vardır!

Her ne kadar sevimli gözükseler de doğada vahşi yaşayan bu koca cüsseli hayvanların böylesine evcilleştirilmeye çalışılmasının ardında kocaman bir dram yaşanıyor. Fillerin insanları sırtlarında ve boyunlarında taşımayı kabul etme süreçleri bebeklikte gördükleri eziyet sayesinde mümkün oluyor. Yeni doğan filler birkaç aylıkken annelerinden, ailelerinden ayrılarak tutsak ediliyor. Turist endüstrisi için yetiştirilen bu filler dövülerek, hapsedilerek, aç bırakılarak, vurularak çok ciddi zihinsel ve fiziksel travmalara maruz kalıyorlar. Acımasızca insanlarla ilişki kurmaya zorlanan bu hayvanlar en sonunda yenilgiyi kabul etmek zorunda kalıyorlar. Sonrasında Mahoutlar tarafından kullanılan bullhook denilen aletlerle kontrol altında tutulurlar. Tayland’da Phajaan olarak bilinen fillerin ruhlarının parçalanması süreci günler, haftalar süren inanılmaz acı verici bir süreçtir.

Phajaan Nedir?

Vahşi filler insanların sırtlarına binmelerine izin vermezler. O yüzden daha bebekken ‘Phajaan’ yani ruhlarının parçalanması olarak bilinen sistematik işkenceye maruz bırakılırlar. Annelerinden ayrılan bebek filler hareket edemeyecekleri küçük kafeslere veya yerde kazılan çukurlara ön ve arka ayakları bağlanarak hapsedilir. Günlerce, haftalarca dövülerek, bulhook (fillerin itaat etmesini sağlayan sivri uçlu alet) ve kesici cisimlerle yaralanırlar, sürekli bağırılarak aç ve uykusuz bırakılırlar. Kafa ve kulak bölgelerine ve ayaklarına vurularak yaralanan filler bu izleri ömür boyu taşırlar.

Eğer bu acımasız süreci daha detaylıca bilmek isterseniz, kalbiniz dayanacaksa aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz;

Tayland’da ‘evcilleştirilmiş’ filler ibaresini bol bol görebilirsiniz ancak evcil fil diye bir şey yoktur. Sadece vahşi doğada yaşam fırsatı elinden alınmış, turizm endüstrisi için çalışmak mecburiyetinde bırakılmış köle fil vardır. İnsanların binlerce yıldır fillerle beraber olması onların evcilleştiğini göstermez. Bunun en iyi kanıtı, hala fillerin insanların isteklerine uyması için zalimce ve acımasızca eğitilmeye çalışılmasıdır.

Filler dünyada kontrol edilmesi en güç olan vahşi canlılardır. Acı ve travma ile geçen evcilleştirme çabalarına rağmen dediklerini yapmama riski olduğu için Mahoutlar zincirlere vurulu, küçücük bir alanda yaşarlar. Fillerin çoğunun iki ayağı birden zincirlenir ki hareket edemesinler. Çoğu fil tüm gün boyunca güneş altında ve beton zemin üstünde bekletilir ki bu sırtlarında ciddi yanıklara ve yorgunluklara sebep olur. Bazı yerlerde dışkıları yanlarına yığılı yaşamak zorunda bırakılırlar. Çoğunlukla demir oturma ünitesi asla çıkartılmadan turistleri gezdirmek için hazır beklerler. Diğer fillerle görüşmeleri engellenir ki sosyal birliktelik geliştirip, söylenenlere karşı çıkmasınlar. Hareket edemeyecekleri küçük alanlara zincirlenen filler, günlerce hatta haftalarca süren sistematik işkence, açlık ve susuzluk sonrasında insanların emirlerine itaat etmek zorunda olduklarını kabul ederler.

Hayvanlara Yapılan İşkenceler

İyi İnsanlar da Var..

‘Fillerin bizim için değil, bizim filler için çalıştığımız yer’ mottosuyla ziyaretçilere kapısını açan Elephant’s World, Bangkok’a 180 km. mesafede yer alan Kanchanaburi’de bir fil yaşam parkı. Kar amacı gütmeyen bu kuruluş, elde ettiği tüm geliri filler için harcıyor. Bir filin günde 150-200 kg arası yediğini ve parkta şu anda 21 tane fil olduğunu düşünürsek yemekleri, vitaminleri, bakımları ve daha birçok masrafı bulunuyor. Ziyaret gelirleri ve bağışlarla daha çok fili kurtarmaya çalışıyorlar. Sadece 1 gün olsa da bu görkemli hayvanlara hizmet ederek onlarla vakit geçirme fırsatı bulmanın harika bir duygu olduğunu belirtelim.

Burada Ne Yapıyorsunuz?

Öncelikle işe onları yakından tanıyarak başlıyorsunuz. Daha sonra her filin beslenme ihtiyacına uygun şekilde hazırlanmış meyve sepetlerini taşıyorsunuz. Filleri besliyor, onlarla doğada geziniyor (üstlerine binerek değil), yiyecekleri meyveleri yıkıyor, çamur banyosu yapmalarını izliyor, yapışkan pirinç topları yapıyor, tekrar besliyor, nehirde banyo yaptırıyor ve yine besliyorsunuz! Onların mutluluklarına şahit oluyorsunuz. Belki onlardan daha fazla siz mutlu oluyorsunuz.

ElephantsWorld

Peki filler ile yakınlaşıp, onlar için bir şeyler yapmak ister misiniz?

Fillerin sırtına binmeden de onlarla yakınlaşmanız ve iletişim kurmanız mümkün! Elephants World’e gelen insanların, nesli tükenmekte olan bu canlılar için çabalaması, onların gözlerinde gördüğümüz hüznün en iyi ilacı olmalı! Hollandalı bir çift olan Jan ve Agnes’in dünyada nesli tükenmekte olan bu canlılar için başlattığı bu farkındalık projesi, bir süre sonra meyvesini bir barınak olarak vermiş. Elephants World yaşlı, özürlü, istismar edilmiş, illegal getirilmiş, sokaklarda çalıştırılan filler için bir yaşam alanı, bir hastane, bir barınak olarak tasarlanmış. Burada günübirlik çalışma programı dışında bir gece konaklamalı program, Mahout programı ve gönüllü olarak çalışma programları mevcut. 21 yaşından büyükseniz, filleri ve doğayı seviyorsanız, uzun süreli gönüllülük programlarına katılarak bu canlılar hakkında daha fazla şey öğrenip, ilişkinizi derinleştirebilirsiniz.

Tayland’ın kuzeyindeki fil bakım evlerinin güneydekilere kıyasla daha fazla çaba gösterdiği söylense de Kanchanaburi’de yer alan Elephants World, Bangkok’a gelen ve kuzeye çıkma planı ya da zamanı olmayanlar için bu deneyimi yaşayabilecekleri harika bir yer. Çoğu yaşlı ve engelli olan bu filler ya trekking kamplarından, ya sirklerden ya da sokaklarda onlarla dilenen sahiplerinden kurtarılmış. Bu kar amacı gütmeyen kuruluşta fillere 1 gün hizmet vermenin bedeli yetişkinler için 2500 baht, çocuklar için 1500 baht (2020). Bu para yaşamları boyunca oldukça fazla acı çekmiş bu canlıların ihtiyaç ve bakımları için harcanıyor. Dolayısıyla miktar Tayland koşullarında biraz fazla olsa da hiç tereddüt etmeyin!

Tayland’a gidip bu deneyimi yaşamak isteyenler, aşağıdaki siteden rezervasyon yaptırıp gerekli bilgileri alabilirler.

➡ www.elephantsworld.org

Tayland ElephantsWorld

Fillerin Özellikleri

Yeryüzünün en büyük canlılarından biri olan fillerin;

▸ Afrika ve Asya fili olmak üzere sadece 2 tür kaldığını,
▸ Tayland’da bu canlıların çok sevildiğini hatta anaokulunda söylenen ‘Fil’ diye bir şarkıları olduğunu,
▸ 1 filin gebelik süresinin 22 ay olduğunu,
▸ yeni doğan bir filin 120 kg civarı olduğunu,
▸ 1 filin 1 günde ortalama 150-200 kg yemek yediğini,
▸ yaklaşık 60-70 yıl yaşadıklarını,
▸ fillerin kulaklarını vücutlarını serinletmek için kullandıklarını,
▸ fillerin hafızası en gelişmiş canlılardan biri olduğunu,
▸ derilerinin oldukça hassas olduğunu,
▸ üzerlerine çamur atmalarının sebebinin güneş yanıklarından korunmak olduğunu,
▸ çok hassas olan boyun ve sırt bölgelerinde insanları taşımasının onlara delicesine ağrı ve acı verdiğini,
▸ dünyanın en büyük filinin 1956′da Angola’da vurularak öldürüldüğünü biliyor muydunuz?

Tayland Fil Safarisi'nin Gerçek Yüzü

Fillerin duygusal ve fiziksel özellikleri üzerine şu notları düşelim;

▸ Filler kolay kolay unutmazlar.
▸ Beyinleri 5 kilodur.
▸ Kalpleri 20 kilodur.
▸ 4 ayağını hem yürümek, koşmak ve hem de fren yapmak için aynı anda kullanırlar.
▸ 10 km. ötedeki bir sesi duyabiliyorlar.
▸ Çok yardımseverdirler.
▸ İyi yüzücüdürler.
▸ Duygusaldırlar. İçlerinden bir fil ölse yasa bürünürler.
▸ Dev yapılarına rağmen arılardan çok korkarlar.
▸ Hortumları olmazsa yaşayamazlar. Onlar sayesinde su içer, vücutlarını hortumları ile yıkarlar. Bir fil hortumunda 7.5 litre su taşıyabilir.

Filler Hakkında Bilgi

Tayland Fil Safarisi’nin Gerçek Yüzü

Araştırmalar bugün Tayland’da yaşayan fillerin %60′ından fazlasının en basit hayati ihtiyaçlarının bile karşılanmadığını göstermiş. Çoğunun yetersiz, bazılarınınsa asla veteriner tarafından kontrol edilmediği ortaya çıkmış. Çoğunun doğada yemesi gereken miktardan daha az beslendiği saptanmış. Bir fil için yetersiz beslenmek, psikolojik ve nörolojik sıkıntılara sebep olur ve davranışları agresifleşirmiş.

Tayland’a giden çoğu insanın hayalidir fillerin tepesine çıkıp, orman içinde gezmek, aynı bir filmin başrol kahramanı gibi hissetmek. Bir kere bile olsa bu zulme ortak olmayın! Fillerin sırtına binmeyin, sirklere gitmeyin, fillerin sözde resim yaptığı, futbol oynadığı şovlara gitmeyin. İstemeden daha çok bebek filin ailesinden koparılarak, işkenceye maruz bırakılarak, vahşi doğaya bir daha dönmemek üzere esir edilmesine izin vermeyin. Bu yazıyı paylaşarak daha çok farkındalık oluşturmaya yardımcı olursanız dünya üstünde sayıları çok az kalan filleri bizden sonraki nesillerin görmesini sağlayabiliriz.

AMAZON ORMANLARI’NDA YAŞAYAN VAHŞİ HAYVANLAR (TIKLAYIN)

Hayvanlara Zulüm Hadisleri

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir