Kapat
Roma Gezilecek Yerler

Tıpkı İstanbul gibi 7 tepe üzerine kurulu olan Roma, tarihsel anlamda Avrupa’nın en önemli şehirlerinden biri. Hatta bize göre Roma, İstanbul ve Kudüs’le birlikte bu konuda dünyada rakipsiz. Yaklaşık 3 bin yıllık geçmişe sahip olan bu kent, Roma İmparatorluğu gibi insanlık tarihine damga vurmuş büyük bir uygarlığın doğup büyüdüğü topraklar. Eğer dünya ve insanlık tarihini tanımak, bilmek, keşfetmek isteyen bir gezginseniz, uğramanız gereken rotalardan biri mutlaka Roma olmalı.

İtalya’nın başkenti Roma’nın bir diğer özelliği de içinde bir ülke barındırıyor olması. Evet şehir içinde bir ülke “Vatikan”. Katolik Hristiyan dünyasının yönetim merkezi Vatikan, Roma’da çok küçük bir alan kaplamasına rağmen resmiyette bir şehir devleti olarak kabul görüyor. Yani Roma iki ülkeye birden başkentlik yapıyor diyebiliriz. Bu yüzden Roma gezilecek yerler listesinin sonuna Vatikan’ı da ekledik.

Tarih, kültür ve inanç merkezi olan Roma’da o kadar çok gezilecek yer var ki.. Zaten Roma’nın kendisi başlı başına bir açık hava müzesi adeta. Günlerce değil haftalarca dolaşsanız sıkılmazsınız. Biz size sokak sokak keşfedilmesi gereken Roma’nın en popüler, en çok ziyaret edilen noktalarını sıralayacağız. Bir bakıma Roma’ya gidip de görmeden dönerseniz insanların sizi kınayacağı, size laflar hazırlayacağı yerler yani. Ayrıca vakti bol olanlar için Roma gezi blogu yazımızın sonunda fazladan gezmelik mekan tavsiyelerimiz de olacak.

Roma gezilecek yerler yazımıza başlamadan önce, şehir hakkında genel bilgi sahibi olmanız adına çok kısa birkaç not aktaralım. Hemen ardından Roma turumuza başlayalım.

Roma Gezi Rehberi

Roma Gezi Rehberi & Roma Hakkında Kısa Bilgiler

# Roma Nerede? Başkent Roma, İtalya Yarımadası’nın tam ortasında, ülkenin batı kesimindeki Lazio Bölgesi’nde yer alıyor. Tiren Denizi’ne kıyısı olan kent, Tiber ve Aniene nehirlerinin arasında konumlanmış durumda.

# Roma İçin Vize Gerekli mi? Evet, Roma’ya gitmek için İtalya vizesi (Schengen vizesi) almanız gerekiyor.

# Roma’da Hangi Para Birimi Kullanılıyor? Roma’da Avrupa Birliği üyesi İtalya’nın para birimi olan Euro (EUR) kullanılıyor.

# Roma’ya Ulaşım Nasıl Sağlanıyor? Roma’ya uçakla gitmek isteyenler için şehirde iki havalimanı bulunuyor.

  • Leonardo da Vinci Havalimanı (Roma Fiumicino Havaalanı)
  • Ciampino Uluslararası Havaalanı

İstanbul’dan Roma’ya aktarmasız şekilde sefer yapan çok sayıda uçuş bulabilirsiniz. Bu uçuşların büyük bölümü Leonardo da Vinci Havalimanı’na (Roma Fiumicino Havaalanı) iniyor. Fiumicino Havaalanı ile Roma şehir merkezi arasındaki en hızlı ulaşım seçeneği tren. Havaalanı içindeki tren istasyonunu kullanarak yarım saatte kent merkezine gidebilirsiniz. Terravision isimli havalimanı otobüslerini kullanırsanız yol yaklaşık 1 saat sürüyor. Bunların dışında shuttle otobüslerini, belediye otobüslerini, otel servislerini, taksi ya da araç kiralama hizmetleri de kullanabilirsiniz. Tren haricinde bu seçeneklerin hepsi Ciampino Uluslararası Havaalanı için de geçerli.

Terravision otobüs sefer saatleri, bilet fiyatları ve diğer tüm detaylar için ➜ tıklayın.
Trenitalia sefer saatleri, bilet fiyatları ve diğer tüm detaylar için ➜ tıklayın.

İtalya’nın hemen her bölgesinden tren ya da otobüsle de Roma’ya gelmek mümkün. Roma Termini Tren İstasyonu tarihi kent merkezi içinde, Termini semtinde bulunuyor.

# Roma’ya Ne Zaman, Hangi Mevsimde Gidilir? Roma, Akdeniz ikliminin hakim olduğu oldukça sıcak bir şehir. Yaz ayları turistik anlamda Roma’nın en hareketli olduğu zamanlar. Fakat biz Roma seyahatiniz için yaz aylarını (Haziran-Temmuz-Ağustos) tercih etmenizi çok önermiyoruz. Çünkü bu üç ayda Roma hem aşırı sıcak, hem çok kalabalık, hem de çok pahalı. Yaz tatilini değerlendirmek için gidecekseniz bir şey diyemeyiz tabi. Ama eğer imkanınız varsa Roma’ya bahar aylarında (Mart-Nisan-Mayıs) gitmek en mantıklısı. Hem hava daha iyi olur, hem de bir nebze olsun daha ekonomik bir gezi yaparsınız.

# Roma Şehir İçi Ulaşım Nasıl? Roma son derece gelişmiş şehir içi ulaşım hatlarına sahip. Metro, tren ve otobüs seçeneklerinden hangisini kullanırsanız kullanın kentin dört bir yanına rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Fakat size çok net bir tavsiye vermemiz gerekirse, Roma’yı kesinlikle yürüyerek gezmeniz gerektiğini söyleyebiliriz. Roma’nın gezilecek yerleri genel anlamda birbirlerine yakın konumda bulunuyor. Zaten yukarıda da bahsettiğimiz gibi Roma açık hava müzesi gibi bir şehir. Gezilmeyecek yerlerini saysak daha kolay olur. Bu yüzden Roma’yı ortalama 5-6 güne yayacak şekilde yaya olarak gezmenizi öneririz.

“Hiç mi metro/otobüs kullanmayalım arkadaş!” derseniz de haklısınız. O kadar da değil tabi. Roma’da metro ve otobüsleri kullanırken avantaj sağlayacak iki adet kart bulunuyor; Roma Pass ve OMNIA Rome and Vatican Card. Bu kartlar hem toplu taşımada indirim sağlıyor, hem de bizdeki MüzeKart gibi bazı müze ve tarihi yerlere indirimli/ücretsiz giriş imkanı veriyor.

The OMNIA Vatican & Rome Kart fiyatları, kullanım şartları ve diğer tüm detaylar için ➜ tıklayın.
Roma Pass Kart fiyatları, kullanım şartları ve diğer tüm detaylar için ➜ tıklayın.

Roma Turist Haritası

Kolezyum (Colosseum)

Avrupa’nın en çok ziyaret edilen tarihi yapılarından biri olan Kolezyum, Roma’da gezilecek yerler listesinin şüphesiz 1 numaralı mekanı. Bu görkemli eser 2007 yılında ‘Dünyanın Yeni 7 Harikası’ndan biri olarak da seçilmişti. Günümüzde Roma mimarisinin dünyadaki en iyi örneği olarak gösteriliyor.

M.S. 70 ila M.S. 72 yılları arasında Roma İmparatoru Vespasian’ın emriyle inşasına başlanan Kolezyum, yaklaşık 10 yıllık çalışma sonucu M.S. 80 yılında, Vespasian’ın oğlu Titus döneminde tamamlanmış. O dönem dünyanın en büyük arenası olan Kolezyum, 50 bin kişinin üzerinde bir kapasiteye sahipmiş. Halkı eğlendirmek için yapılan bu dev amfitiyatroda genellikle gladyatör dövüşleri, vahşi hayvan dövüşleri, tiyatro gösterileri ve kutlamalar yapılıyormuş. Orijinal ismi Flavianus Amfitiyatro (Amphitheatrum Flavium) olan yapı şu anki ismini tiyatronun girişinde bulunan İmparator Neron’un “Colossus Neronis” adlı heykelinden almış.

Colosseum, 188 metre uzunluğu ve 156 metre genişliği ile elips bir yapıya sahip. 49 metre yüksekliğinde olan yapının 80 tane kemerli kapısı bulunuyor. 2 bin yıllık yapının bugün ciddi bir bölümü deforme olmuş durumda. Duvarlarının bir kısmı tamamen yıkılmış, bir kısmı toprak altında kalmış. En son 1900’lü yılların başında restore edilerek kısmen toparlanan yapı her şeye rağmen ihtişamından bir şey kaybetmemiş.

Roma En Güzel Yerler

Colosseo metro durağına yürüme mesafesinde bulunan Kolezyum, Roma gezinizin en unutulmaz durağı olacaktır. Russell Crowe’un başrolünde oynadığı Gladiator filmini izleyenler nasıl bir mekanla karşılaşacaklarını az çok tahmin edebilirler.

# Konstantin Takı (Arch of Constantine): Kolezyum’un hemen yanında, Romalılar için büyük önemi olan bir zafer anıtı bulunuyor. Arch of Constantine, ilk Hıristiyan imparator olan I. Konstantin’in 312 yılında Maxentius’a karşı kazandığı zafer sonrası yaptırdığı bir eser. Milvian Köprüsü Savaşı sonrası kazanılan bu zaferle birlikte Roma, Paganlık inancından Hristiyanlık’a geçiş sürecine girmiş. Bir bakıma bu anıt Roma İmparatorluğu’nun kaderini çizen en önemli savaşlardan birini simgeliyor. Bölgeden ayrılmadan Konstantin Takı’nı görmeyi unutmayın.

Kolezyum giriş ücretlerini ve Kolezyum ziyaret saatlerini resmi siteden güncel olarak takip edebilirsiniz ➜ tıklayın.

Arch of Constantine

Roma Forumu (Forum Romanum – Foro Romano)

Kolezyum’un hemen batısında yer alan Roma Forumu dünyanın en büyük arkeolojik alanlarından biri. Burası Roma İmparatorluğu’nun bin yıl boyunca siyaset ve ticaret merkezi olmuş önemli bir bölge.

Roma Forumu, ilk dönemlerinde Palatino Tepesi’nin (Collis Palatium) çevresine kurulu küçük bir pazar yeriymiş. M.Ö. 46 yılında Jül Sezar’ın Roma Forumu’nun temellerini atmasıyla bölge yavaş yavaş hareketlenmeye başlamış. Sezar sonrası gelen imparatorlar da bölgeye yatırım yapmaya devam edince alan genişlemiş. İmparator Agustus zamanında ise Roma Forumu en parlak dönemine ulaşmış.

İmparatorluğun çöküşü sonrası kaderine terk edilen bölgedeki yapıların büyük bölümü zamanla hasar görmüş ve yıkılmış. 19 yy. sonrası başlayan ve uzun yıllar süren arkeolojik kazılarla Roma Forumu’nun kalıntıları tekrar gün yüzüne çıkartılmış. Foro Romano o gün bugündür her yıl milyonlarca turistin ziyaret ettiği bir antik kent durumunda.

Forum; Batı Roma Forumu ve Doğu Roma Forumu olmak üzere iki kısma ayrılıyor. Gezmek için en az birkaç saatinizi ayırmanız gereken geniş bir tepe. Roma Forumu’nun bazı önemli kalıntıları şu şekilde;

  • Aemilia Bazilikası
  • Maxentius ve Konstantin Bazilikası
  • Julia Bazilikası
  • Castor ve Pollux Tapınağı
  • Satürn Tapınağı
  • Venüs ve Roma Tapınağı
  • Sezar Tapınağı
  • Romulus Tapınağı
  • Vesta Tapınağı
  • Antoninus ve Faustina Tapınağı
  • Titus Kemeri
  • Septimius Severus Kemeri
  • Hostilia Mahkemesi
  • Tabularium
  • Urbi Göbeği

Roma Forumu’na giriş için ayrı bir bilet satışı yapılmıyor. Kolezyum, Roma Forumu ve hemen aşağıda bahsettiğimiz Palatino Tepesi tek bir arkeolojik alan sayılıyor. Kolezyum’a giriş için aldığınız biletle bu 3 bölgeyi de gezebiliyorsunuz.

Forum Romanum - Foro Romano

Palatino Tepesi (Palatine Hill)

Roma’nın kurulu olduğu 7 tepeden biri olan Palatino, Roma Forumu’nun bitiminde, Circus Maximus (Circo Massimo) denilen hipodrom alanının hemen yanında yer alıyor.

Palatino Tepesi, Roma tarihi hakkında bilgi edinmek isteyenlerin mutlaka gidip görmesi gereken bir mekan. Çünkü antik kalıntılar açısından Roma’nın en zengin bölgesi burası. Kybele Tapınağı, Flavia Sarayı, Farnese Bahçeleri, İmparator Augustus’un ve eşi Livia’nın evleri gibi çok önemli yapılar bu tepede yer alıyor.

Palatino Tepesi’nin Romalılar için ayrı bir önemi daha var. Roma mitolojisinde bu tarihi kentin kurucuları Romulus ve Remus adlı ikiz kardeşler olarak kabul ediliyor. Bu ikiz kardeşler küçük yaşta ölüme terk edilmişler ve Tiber Nehri’ne atılmışlar. Fakat kardeşler nehirde ölmemiş ve Palatino Tepesi’nin eteklerinde kıyıya vurmuşlar. Bir dişi kurt onları bulmuş ve emzirerek hayatta kalmalarını sağlamış. Kardeşler büyüdüklerinde buraya bir şehir kurmaya karar vermişler. Yani efsaneye göre Roma’nın kuruluş temelleri bu tepede atılmış.

Hippodrome Garden of Domitian

Santa Maria Maggiore Bazilikası

Esquiline Tepesi’nden yer alan Santa Maria Maggiore Bazilikası, Roma’nın en büyük kiliselerinden biri. Tanrıça Kibele’ye adanmış bir pagan tapınağı üzerine inşa edilen Santa Maria Maggiore, Papa III. Sixtus’un emriyle 5. yüzyılın ortalarında yapılmış.

Bazilikanın tarihi incelendiğinde kilisenin yapılışı ile ilgili farklı bir rivayetten de söz ediliyor. Bu rivayete göre 4. yy’da yaşamış olan Papa Liberius bir gece rüyasında Meryem Ana’yı görmüş. Meryem Ana, Papa’dan bir kilise yapmasını istemiş. Kiliseyi yapacağı yeri de kar yağışı ile ona haber vereceğini bildirmiş. Yaz ayında olmalarına rağmen ertesi gün Esquiline Tepesi’ne kar yağdığını gören Papa Liberius, Santa Maria Maggiore Bazilikası’nın yapılması talimatını vermiş. Fakat tarihsel bir temeli olmayan bu hikayenin, bu bazilika ile alakalı olmadığı görüşü daha yaygın.

Eskiden St. Mary of the Snow, St. Maria Liberiana ve St. Mary of the Nativity gibi isimlerle de anılmış olan bazilika 5. yy’dan sonra çok sayıda restorasyon geçirmiş. Hatta iç tasarımının büyük kısmı 18. yy. sonrasına ait. Farklı dönemlerin mimari etkilerini taşıyan Santa Maria Maggiore Bazilikası’nın freskleri ve mozaikleri gerçekten göz kamaştırıcı güzellikte.

Termini metro durağına yürüme mesafesinde olan yapı Santa Maria Maggiore Meydanı’nda bulunuyor. Kolezyum’a da çok yakın. Haftanın her günü açık olan bu bazilikaya giriş ücretsiz.

Roma Tarihi Yerler

Trevi Çeşmesi (La Fontana di Trevi)

Roma’daki her turistin uğrak noktası olan mekanlardan biri de Türkiye’de Aşk Çeşmesi olarak bilinen La Fontana di Trevi. Bu çeşme Palazzo Poli’nin (Poli Sarayı) tam önünde, sarayın duvarına bitişik vaziyette bulunuyor.

Çok ince bir işçiliğin ürünü olan bu harika eserin yapımına 1732 yılında, dönemin ünlü heykeltıraşlarından Nicola Salvi tarafından başlanmış. Birçok farklı sanatçının da destek verdiği La Fontana di Trevi’nin inşası 30 yıl sürmüş ve 1762 yılında tamamlanmış. Trevi Çeşmesi’nin üzerinde mitolojik kahramanları veya hikayeleri betimleyen heykeller var. Tam ortada duran büyük heykel ise Roma mitolojisinde su ve deniz tanrısı olarak bilinen Neptün’e ait.

Trevi’yi ünlü yapan özelliklerinden biri buranın bir dilek çeşmesi olarak kullanılması. Her hafta binlerce Euro bozuk para atılan Trevi Çeşmesi’yle alakalı ilginç bir inanış var. Sırtınızı çeşmeye veriyorsunuz.. Sağ elinizde tuttuğunuz bozuk parayı sol omzunuzun üzerinde arkaya doğru çeşmeye fırlatıyorsunuz. Eğer 1 tane para atarsanız bu bir gün tekrar Roma’ya döneceksiniz demek oluyor. 2 tane para atarsanız bu Roma’da tanışacağınız birisine aşık olacaksınız anlamına geliyor. 3 tane para atarsanız da aşık olduğunuz bu kişiyle evlenip Roma’ya yerleşiyorsunuz demektir. Hadi iyisiniz.. ツ İnanıp inanmamak size kalmış tabi ama bu işin güzel bir tarafı da var. Burada toplanan paralar hayır kurumlarına ve yoksullara dağıtıldığı için boşa gitmiyor.

Romantik çiftlerin Roma’daki buluşma noktası Trevi Çeşmesi (La Fontana di Trevi), Termini ve Barberini metro duraklarına yürüme mesafesinde.

Aşk Çeşmesi Roma

İspanyol Merdivenleri

Yukarıda bahsettiğimiz Trevi Çeşmesi’nin yakınında bulunan İspanyol Merdivenleri, Roma’nın en kalabalık meydanlarından biri olan Piazza Spagna’da yer alıyor. Bugüne kadar onlarca film, dizi ve müzik klibine de sahnelik etmiş, Roma’nın simgesi olmuş bir bölge.

Çok şık bir tasarıma sahip olan İspanyol Merdivenleri, Fransa Kralı XV. Louis adına 1723-1726 yılları arasında yaptırılmış. O dönem buradaki Pincian Tepesi’nde yaşayan nüfusun büyük bölümü Fransızlardan oluşuyormuş. Şu an merdivenlerin üst kısmında bulunan Trinita dei Monti Kilisesi de bir Fransız kilisesi. Merdivenler bu Fransız kilisesi ile aşağıdaki İspanyol Meydanı’nı bağlamak için tasarlanmış. 2 yıllık çalışmanın sonucu 135 basamaklı, kelebek şeklindeki bu estetik merdivenler ortaya çıkmış. Orijinal adı ‘La Scalinata di Trinita dei Monti’ olan yapı İspanya Konsolosluğu binasının yanında yer aldığı için halk arasında İspanyol Merdivenleri olarak anılıyor.

İspanyol Merdivenleri’nin çevresinde çok sayıda eğlence mekanı, otel ve alışveriş merkezi var. Bu nedenle sürekli kalabalık bir mekan. İnsanlar genelde bu merdivenlere oturup atıştırmalık bir şeyler yer uzun uzun sohbet ederler, etraftaki kalabalığı izlerlerdi. Geçmiş zaman kipiyle konuşuyoruz çünkü 2019 yılında çıkan yasayla artık İspanyol Merdivenleri’ne oturmak ve burada yemek yemek yasaklandı. Tarihi dokuya zarar vermemek adına getirilen bu yasağı delenlere ciddi miktarda para cezası kesiliyor haberiniz olsun. Fakat buradaki kalabalık azaldı mı derseniz, en ufak bir azalma yok.

Spagna metro istasyonuna yürüme mesafesinde bulunan İspanyol Merdivenleri’ni Roma turunuza mutlaka dahil edin.

Piazza di Spagna

Pantheon

Yunanca “Tüm Tanrıların Tapınağı” anlamına gelen Pantheon, dünyanın en iyi korunmuş Antik Roma anıtı olarak biliniyor. Navona Meydanı ile Trevi Çeşmesi arasında yer alan bu görkemli eser Roma’da gezilecek en güzel tarihi yerlerden biri.

Pantheon’un olduğu yerdeki ilk yapı M.Ö. 27 – M.Ö. 25 yılları arasında Marcus Vispanius Agrippa tarafından inşa ettirilmiş. Bu ilk tapınak bir yangın sonucu M.S. 80 yılında yıkılmış. Aynı yere Domitianus tarafından yaptırılan ikinci tapınakta M.S. 110 yılında yıkılmış. Pantheon ise buraya yapılan üçüncü ve son tapınak. M.S. 126 yılında, İmparator Hadrianus döneminde açılışı yapılan Pantheon, ilk tapınağı yaptıran Agrippa’ya adanmış. Eskiden bir pagan tapınağı olduğu rivayet edilen Pantheon 7. yüzyıl başlarında kiliseye çevrilmiş.

Mimarisi ile kendine hayran bırakan bu tarihi yapının en dikkat çeken kısmı ise 43 metre çapındaki dev kubbesi. Neredeyse iki bin yaşındaki bu kubbe dünyada desteksiz şekilde duran en ağır beton kubbe olarak biliniyor. Bu dev kubbenin ortasında ise Oculus denilen bir boşluk var. Yapıda hiçbir pencere olmadığı için içeriye güneş ışığı girmesini sağlayan tek nokta burası. Rönesans dönemine ait heykellerin de yer aldığı yapıda ayrıca ünlü mimarların, kralların ve sanatçıların mezarları bulunuyor.

Aktif bir ibadethane olarak kullanılan Pantheon haftanın her günü açık. Roma gezilecek yerler listesinin üst sıralarını hak eden önemli bir yapı.

Roma Gezi Rehberi

Kutsal Melek Kalesi (Castel Sant’Angelo)

Burası Roma’nın tarihi şehir merkezinden Vatikan yönüne doğru yürürken, Tiber Nehri’nin karşı yakasında, Adrian Parkı’nın içerisinde göreceğiniz büyük ve silindir şeklindeki bir yapı.

Orijinal ismi Mole Adriana (Hadrian Mozolesi) olan bu kale ilk olarak 135-139 yılları arasında, Roma İmparatoru Hadrian’ın kendisi için yaptırdığı bir anıt mezar olarak inşa edilmiş. 271 yılında ise İmparator Aurelianus bu yapıyı şehir surlarına dahil ederek güçlendirmiş. 5. yy. başlarında ise askeri üs olarak kullanılmaya başlanılan Kutsal Melek Kalesi, 14. yy’dan sonra bir dönem Papalık konutu, bir dönem de hapishane olarak kullanılmış. Hatta Fatih Sultan Mehmet’in oğlu Cem Sultan da bir süre burada mahkum olarak kalmış. Yapı 20. yy.’ın başlarından bu yana Castel Sant’Angelo Ulusal Müzesi (Museo Nazionaledi Castel Sant’Angelo) olarak hizmet veriyor.

Castel Sant’Angelo Müzesi içinde Rönesans Dönemi’ne ait çok zengin bir koleksiyon bulunuyor. Ayrıca Papalık konutu olduğu yıllarda kullanılan odaları da görebiliyorsunuz. Tiber Nehri’nin batı yakasında bulunan Castel Sant’Angelo’ya ister Vatikan tarafından ister tarihi şehir merkezi tarafından yürüyerek ulaşabilirsiniz.

Castel Sant’Angelo giriş ücretlerini ve Castel Sant’Angelo ziyaret saatlerini resmi siteden güncel olarak takip edebilirsiniz ➜ tıklayın.

Castel Sant’Angelo Müzesi

Navona Meydanı (Piazza Navona)

Navona, Roma’da bulunan onlarca meydan içinde en güzel ve en popüler olanı. Kentin Eski Roma Bölgesi’nde yer alan Navona Meydanı, Campo dei Fiori ile Pantheon’un ortasında kalıyor.

Navona Meydanı M.S. 1. yüzyılda yaklaşık 30 bin kişilik bir stadyum olarak inşa edilmiş. Şu an meydanın ortasını oluşturan açıklık bölge atletizm veya koşu gibi müsabakaların yapıldığı spor sahasıymış. Çevredeki binaların olduğu yerler ise tribünmüş. Roma İmparatoru Domitian’ın inşa ettirdiği bu yapı Domitian Stadyumu ya da Circus Agonalis (Rekabet Arenası) olarak isimlendiriliyormuş. Zaman içinde eskiyen ve yenilenmeyen yapı bir süre sonra tamamen yıkılmış. Sonraki yüzyıllarda yeni bir yapılaşma sürecine giren Navona, kentin en önemli meydanlarından birine dönüşmüş.

Ortasında Bernini, Borromini, Caravaggio ve Rubens gibi çok ünlü sanatçıların eserleri bulunan Navona Meydanı, etrafında ise ihtişamlı saraylar, kiliseler ve tarihi binalarla çevrili. Günün her saati dolup taşan, canlı performans sanatçılarının eksik olmadığı çok renkli bir meydan burası. Muhtemelen sizin de Roma gezinizde bol bol vakit geçirmek isteyeceğiniz bir yer olacaktır.

Navona Meydanı

Roma’da gezebileceğiniz diğer turistik meydanlardan bazıları;

# Campo de’ Fiori (Çiçek Tarlası) Meydanı: Roma’nın en hareketli meydanlarından bir diğeri Campo de’ Fiori. Navona Meydanı’nın hemen güney kesiminde yer alıyor. İki asra yakındır sebze, meyve ve çiçek satıcılarının toplandığı bu meydanda Roma’nın en büyük sokak pazarı kuruluyor. Pazar haftanın altı günü açık.

# Piazza Venezia (Venedik Meydanı): Roma’nın tarihi kent merkezinde, Venedik Sarayı’nın tam önünde bulunan bir meydan. Gece ışıklandırması çok başarılı olduğu için genelde akşamları hareketlenen bir yer. Meydanın ortasında II. Vittorio Emanuele Abidesi (Altare della Patria) isminde dev bir heykel bulunuyor. Meydan, Colosseo ve Termini metro duraklarına yürüme mesafesinde.

# Piazza del Popolo (Halk Meydanı): Taksim Meydanı’nı andıran Piazza del Popolo, Roma’nın en büyük meydanı. Ortasında Mısır’dan getirilmiş özel bir dikilitaş bulunan Piazza del Popolo’nun kuzeyinde ise Porta del Popolo adlı bir kapı var. Bu kapı Roma’nın imparatorluk döneminde şehrin ana giriş kapısı olarak kullanılıyormuş. Meydanın içinde bir de mini gezi treni var. Piazza del Popolo, Flaminio metro durağının hemen yanında.

# Piazza di Spagna (İspanyol Meydanı): Burası meşhur İspanyol Merdivenleri’nin önünde bulunan, her daim kalabalık ve uyumayan bir meydan. Fontana della Barcaccia isimli ünlü çeşme ile Palazzo di Spagna (İspanya Sarayı) burada bulunuyor.

# Piazza Barberini (Barberini Meydanı): Meydan, Roma’nın en ünlü ve en pahalı caddelerinden birisi olan Via Veneto’nun başlangıç noktasında yer alıyor. İtalyan mimar Bernini’nin tasarladığı bu meydan Kardinal Francesco Barberini’nin emriyle yapılmış. Fontana del Tritone ve Fontana delle Api isimli iki sanat harikası çeşme ile Barberini Sarayı (Palazzo Barberini) meydanda bulunan önemli yapılar.

# Piazza del Campidoglio (Capitol Meydanı): Bu meydan Roma şehrinin kurulu olduğu yedi tepeden biri olan Capitol Tepesi üzerinde, Roma Forumu ile Campus Martius Meydanı arasında bulunuyor. Ortasında bazı antik kalıntıların yer aldığı Capitol Meydanı’nın etrafında da ayrıca önemli saraylar, müzeler ve kiliseler var. Bu meydanın tasarımında imzası olan önemli sanatçılarından biri de dünyaca ünlü İtalyan ressam Michelangelo.

Capitol Meydanı İtalya

Villa Borghese (Borghese Bahçeleri)

Roma’nın en güzel parklarından biri Villa Borghese. Şehir gezisine biraz ara verip dinlenmek ve nefes almak isteyenler için kentin en ideal bölgesi burası diyebiliriz. 1700 dönümlük bu devasa park Piazza Spagna ve Piazza del Popolo meydanlarının yanına yer alıyor. Spagna metro durağının içindeki yürüyen bantlarla direkt parkın girişine ulaşabiliyorsunuz.

Borghese Bahçeleri 1 tam gününüzü bile ayırabileceğiniz kadar geniş bir park. İçinde yürüyüş yolları, çeşmeler, heykeller, müzeler, anıtlar, gölet, hayvanat bahçesi gibi yerler barındıran parkın en önemli alanı ise Galleria Borghese. Bir sanat galerisi olan Galleria Borghese, Roma’da gezilecek yerler listesinde yer alması gereken harika bir mekan. Galeri binasında Barok, Rönesans ve Neo Klasik dönemlerine ait başyapıtlar sergileniyor. Bernini, Caravaggio, Vecellio ve Raffaello gibi sanatçıların muhteşem eserlerini görebiliyorsunuz.

Galleria Borghese giriş ücretlerini ve Galleria Borghese ziyaret saatlerini resmi siteden güncel olarak takip edebilirsiniz ➜ tıklayın.

Villa Borghese’de ayrıca Silvano Toti Tiyatrosu’nda oyun izleyebilir, yapay gölette tekne kiralayarak tur atabilir ve Carlo Bilotti Müzesi’ni de ziyaret edebilirsiniz.

Borghese Bahçeleri

Trastevere

Trastevere, Tiber Nehri’nin batı yakasında (Vatikan yönünde) yer alan bir semt. Trastevere’nin Türkçe karşılığı ‘Tiber’in Ötesi’ anlamına geliyor. Burası Roma’nın bohem bölgesi. Kendine has karakteristik bir yapısı olan Trastevere kaldırım taşı döşeli dar sokakları, küçük ve şirin dükkanları, otantik atmosferi ile Roma’nın en güzel yerlerinden biri.

Sanki zamanda yolculuk yapmışcasına sizi yüzyıllar önceki Roma’ya götüren Trastevere, adeta şehir içinde başka bir şehir gibi. Sadece sokaklarında boş boş gezseniz bile hayran kalırsınız. Roma’nın ne kadar tarih kokan bir şehir olduğunu hissetmek için buraya mutlaka uğramanız gerek. Trastevere’nin dar sokaklarında çok sayıda kafe, bar, restoran tarzı yerler mevcut. Bu açıdan biraz Asmalı Mescit’i andırıyor diyebiliriz. Trastevere’yi gezerken ufaktan bir Beyoğlu havası hissedebilirsiniz.

Trastevere’de gezilecek yerlerden bazıları;

  • Piazza di San Calisto, Piazza Santa Maria ve Piazza Trilussa Meydanları
  • Ponte Sisto Köprüsü
  • Santa Maria Bazilikası (Basilica di Santa Maria in Trastevere)
  • Santa Cecilia Kilisesi (Basilica di Santa Cecilia)
  • Museo di Roma in Trastevere (Trastevere Müzesi)
  • Porta Portese Bölgesi (Özellikle Halk Pazarı)
  • Orto Botanico dell’Università di Roma (Botanik Bahçesi)
  • Isola Tiberina (Tiber Adası)
  • Janiculum Tepesi
  • Galleria Spada
  • Villa Farnesina

Trastevere Gezilecek Yerler

Vatikan ve Gezilecek Yerler

1.2 milyarlık Katolik Hristiyan dünyasının yönetim merkezi Vatikan, Roma’nın çok özel bir bölgesi. Yaklaşık bin kişinin yaşadığı Vatikan, yüz ölçümü bakımından (0.49 km²) dünyanın en küçük ülkesi. Roma şehir merkezine yaklaşık 4 km. uzaklıkta bulunan bu ülke, Tiber Nehri’nin batı yakasında bulunuyor.

Buraya ulaşmanın en hızlı yolu metro. Roma Metrosu’nun Ottaviano ya da Cipro duraklarında inerek Vatikan’a kolayca gidebilirsiniz. Ayrıca tarihi kent merkezinden Vatikan’a sefer yapan belediye otobüsü ve tramvay seferleri de var. Eğer Roma gezilecek yerler listesinde bahsettiğimiz Trastevere bölgesinde konaklıyorsanız, Vatikan’a kısa bir yürüyüş yaparak da ulaşabilirsiniz.

Vatikan ayrı bir ülke dedik ama buraya girmek için herhangi bir pasaport kontrolü yapılmadığını hatırlatalım. Ekstra bir vizeye ihtiyaç da yok. Roma’ya geldiyseniz Vatikan’a her türlü girebilirsiniz. Fakat Vatikan’a girişte 2 şeye dikkat etmenizi gerekiyor. Kısa şort, mini etek ya da abartılı dekoltesi olan kıyafetlerle Vatikan’da gezemiyorsunuz. Bu nedenle kıyafet seçiminize dikkat edin. Bir de Vatikan Müzeleri’ne girişte aşırı kalabalıktan kurtulmak için online bilet almanız çok önemli. Yoksa Vatikan’a geldiğinize pişman olabilirsiniz. Bilet satışının yapıldığı linki aşağıda paylaştık.

Sabah erken saatlerde gelirseniz, 1 tam gününüzü buraya ayırarak her yerini rahatça gezebilirsiniz. Bu arada olur da Vatikan’a uğradığınız gün Papa’nın vaaz verdiği bir güne denk gelirse, tıklım tıklım dolu bir meydanla karşılaşacaksınız. Bu durumda hızlı hareket etmeniz pek mümkün olmaz. Yorucu bir gezi olur ama ilginç bir deneyim yaşamış olursunuz.

Şimdi Vatikan’da gezilecek yerlere bir göz atalım.

Vatikan Haritası

Aziz Petrus Meydanı (St. Pietro Meydanı)

Vatikan’a girdiğiniz anda sizi karşılayan, Papa’nın on binlerce insana vaaz verdiği meşhur meydan. Ortasında 40 metre yüksekliğinde bir Mısır sütunu bulunan St. Pietro Meydanı, 1656 – 1667 yılları arasında inşa edilmiş. Meydanın çevresi ise başta Bernini olmak üzere önemli sanatçıların imzasını taşıyan heykellerle dolu.

Basilica di San Pietro

Aziz Petrus Bazilikası (Basilica di San Pietro)

Aziz Petrus Bazilikası, Katolik Hristiyanlar için dünyadaki en kutsal mekanların başında geliyor diyebiliriz. Orijinal ismi Basilica di San Pietro olan bu kilise Hz. İsa’nın 12 havarilerinden biri olan Aziz Petrus’un mezarının olduğu yere yapılan ikinci yapı.

1506 – 1626 yılları arasında inşa edilen Aziz Petrus Bazilikası dünyanın en büyük kiliselerinden biri. Rönesans mimarisinin en nadide örneklerinden olan bazilikada Michelangelo, Donato Bramante, Raffaello Sanzio gibi ünlü mimarların imzası var. Vatikan’ın kalbi olan Aziz Petrus Meydanı’ndaki bu bazilika gün içinde her zaman çok kalabalık.

Aziz Petrus Bazilikası’nın içinde Rönesans ve Barok dönemlerine ait paha biçilemez eserler sergileniyor. Bazilikanın en dikkat çeken yerlerinden biri de kubbesi. İlk olarak Michelangelo tarafından tasarlanan 138 metre yüksekliğindeki bu dev kubbe onun ölümünden yıllar sonra tamamlanabilmiş. Kubbenin tepesi ise muhteşem bir Roma manzarası sunuyor.

Aziz Petrus Bazilikası aktif bir ibadethane olduğu için girişi ücretsiz. Fakat kubbeye çıkmak ücretli.

Vatikan Gezi Rehberi

Vatikan Müzeleri ve Sistina Şapeli

İlk kez Papa II. Julius tarafından 16. yy’da kurulan Vatikan Müzeleri şu anda dünyanın en büyük sanat galerilerinden biri. Yüzyıllar boyunca Papalar tarafından toplanan koleksiyonların sergilendiği bu müze kompleksinde 54 galeri ve yaklaşık 1400 oda yer alıyor. Müzedeki koridorların toplam uzunluğu ise 7 kilometre. Yani Vatikan Müzeleri’ni gezmek için uzunca bir zamana ihtiyacınız olacak. Bize göre en az yarım gününüzü ayırmanız gerek.

Vatikan Müzeleri içinde yer alan en meşhur mekan ise tavanı Michelangelo tarafından süslenen Sistina Şapeli. Şapelin tavanındaki fresklerin yapımı tam 4 yıl sürmüş. Fresklerde İncil’de geçen yaratılış bölümünün sahneleri yer alıyor. Her bir sahne çok ünlü ama sanırız en fazla bilineni Tanrı ile Adem’in parmaklarının kavuştuğu “Adem’in Yaratılışı” sahnesi. Şapelin duvarlarında ayrıca İncil’de anlatılan diğer sahnelerin betimlemeleri, Rönesans sanatçılarının eserleri, Papaların portreleri de yer alıyor.

Linkini verdiğimiz bu yazımızda Vatikan Müzeleri de dahil yüzden fazla mekanı sanal tur ile gezebilirsiniz.

3D SANAL GEZİNTİ İLE TÜRKİYE VE DÜNYA TURU REHBERİ (TIKLAYIN)

Vatikan Müzeleri Turu

Vatikan Müzeleri öyle bir yer ki Bernini ve Botticelli’den tutun Leonardo da Vinci ve Raphael’e kadar onlarca sanatçının başyapıtlarını bir arada görebiliyorsunuz. Antik Mısır’dan Rönesans’a kadar uzanan bir zaman yolculuğuna çıkabiliyorsunuz. Roma’yı gezerken Vatikan’a uğramazsanız gezinizi yarım bırakmış sayılırsınız bizden söylemesi.

Biraz önceki uyarımızı tekrarlayalım. Vatikan Müzeleri önünde saatlerce sıra beklememek için online bilet almayı unutmayın.

Vatikan Müzeleri giriş ücretlerini, ziyaret saatlerini güncel olarak takip etmek ve online bilet almak için ➜ tıklayın.

Roma Gezilecek Yerler

Yazının başında da belirttiğimiz gibi Roma’da gezilecek yerler saymakla bitecek gibi değil. Yukarıda listelemiş olduğumuz bu mekanlar Roma’da yapacağınız 5-6 günlük genel bir turistik gezi için tercih edebileceğiniz en popüler yerler. Vakit sıkıntısı olmayanlar ve Roma sokaklarında daha fazla keşif yapmak isteyenler için birkaç ekstra tavsiyede daha bulunalım ve Roma şehir turumuzu sonlandıralım.

# St. John Lateran Bazilikası (Archbasilica of Saint John Lateran): M.S. 4. yüzyıl eseri olan bu dini yapı Roma’nın en büyük bazilikalarından biri. Aynı zamanda Roma’daki en eski kilise. Hem iç hem dış mimarisi görülmeye değer. St. John Lateran Bazilikası tarihi kent merkezinde, Kolezyum’a 1,5 km mesafede yer alıyor.

# Corso Caddesi (Via del Corso): Porta del Popolo’dan Piazza Venezia’ya kadar uzan bu cadde şehrin en hareketli yerlerinden biri. Sağlı sollu alışveriş merkezleri ile dolu olan Via del Corso aynı zamanda otellerin de yoğunlukta olduğu bir bölge. Roma’da konaklama için bu caddeye yakın otelleri tercih edebilirsiniz.

# Largo di Torre Argentina: Burası dört farklı Roma tapınağı ile Pompey Tiyatrosu kalıntılarının bulunduğu bir meydan. Ama daha çok Jül Sezar’ın öldürüldüğü yer olarak ünlenmiş. Largo di Torre Argentina tarihi kent merkezinde, Pantheon’a çok yakın konumda bulunuyor.

# Roma Ulusal Müzesi (Museo Nazionale Romano): Farklı binaların bir araya gelerek oluşturduğu Roma Ulusal Müzesi’nde Antik Roma döneminden kalma arkeolojik eserler, Roma öncesi tarihten kalma sergiler yer alıyor. Müze, Navona Meydanı’na çok yakın bir bölgede.

# Sant’Ignazio Kilisesi (Chiesa di Sant’ Ignazio di Loyola): Pantheon’un hemen yanında yer alan tarihi bir kilise. Loyolalı Aziz Ignatius’a adanmış bir yapı olan Sant’ıgnazio, özellikle tavan süslemelerindeki illüzyon oyunları ile tanınan bir yer.

Chiesa di Sant' Ignazio di Loyola

# MAXXI (21. Yüzyıl Sanatları Ulusal Müzesi): Daha çok modern sanat eserlerinin sergilendiği önemli bir müze. Tiber Nehri kıyısında, Flaminio bölgesinde yer alıyor.

# Kapitolin Müzesi (Musei Capitolini): Capitol Tepesi’nde bulunan bu müze 1734 yılında Papa XII. Clemens’in önderliğinde kurulmuş. Dünyanın en eski müzelerinden biri olarak kabul edilen Musei Capitolini’de Roma imparatorlarının büstleri, Marcus Aurelius’un ünlü heykelleri, Caravaggio ve Battista gibi sanatçıların resimleri sergileniyor.

# Surdışı St. Paul Papalık Bazilikası (Basilica Papale di San Paolo Fuori Le Mura): Roma’nın en önemli ve en büyük dört antik bazilikasından biri. Piazzale San Paolo’da bulunuyor.

# Cinecitta: Burası Avrupa’nın en büyük film stüdyolarından bir tanesi. Sinema meraklıları için Roma’daki en heyecan verici yer olmaya aday mekanlardan. Set içinde yapılan özel turlarla Ben-Hur, La Dolce Vita, Cleopatra, The Passion of The Christ, Casanova, The Life Aquatic, Romeo ve Juliet, Gangs of New York gibi unutulmaz filmlerin çekildiği setleri ziyaret edebiliyorsunuz. Cinecittà Studios, Subaugusta metro istasyonun hemen çıkışında yer alıyor.

# Cestius Piramidi: Pek bilinmiyor ama Roma’da bir de piramit var. Hem de 30 metre genişliğinde, 37 metre yüksekliğinde epey büyük bir piramit. Burası Gaius Cestius adında bir Romalı için anıt mezar olarak inşa edilmiş. Protestan Mezarlığı ile Porta San Paolo’nun yanında bulunan Cestius Piramidi’nin M.Ö. 18 ila M.Ö. 12 yılları arasında yapıldığı tahmin ediliyor.

YURT DIŞINDA BEDAVA YA DA EN UCUZ KONAKLAMA YOLLARI NELERDİR? (TIKLAYIN)

Roma Gezi Rehberi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir