Kapat
Avrupa Yakası Gezilecek Yerler

Geçmişten günümüze Alma Roma, Antonia, Bizantion, Konstantinapol, Asitane-i Saadet, Dersaadet, İstinpolin gibi isimlerle anılan; camileri, kiliseleri, sütunları, hanları, hamamları, müzeleri, türbeleri, yemyeşil ormanları ve masmavi deniziyle şiirlere, şarkılara konu olmuş şehir… Masallar diyarı, efsaneler kenti.. İstanbul.. 

Dünya tarihinde de önemli bir yere sahip olan bu kentteki en eski izler, Başakşehir’deki Yarımburgaz Mağarası’nda karşımıza çıkar. Göl çevresinde yaşayan Neolitik ve Kalkolitik Çağ insanları büyük ihtimalle İstanbul’un ilk misafirleriydi. Öte yandan Kadıköy Fikirtepe, Çatalca, Dudullu, Ümraniye, Pendik, Kilyos ve Ambarlı da tarih boyunca her zaman yerleşim yeri olarak kullanılmış diğer alanlardır. Roma İmparatoru I. Konstantin döneminde yeniden inşa edilen İstanbul, 17 asır boyunca gelişip, güçlenip, medeniyetler büyütüp, güzelliğinden hiçbir şey kaybetmeden günümüze ulaşmıştır.

İstanbul Gezi Rehberi

İstanbul Avrupa Yakası, gezilecek turistik ve tarihi yerler bakımından oldukça zengindir. “Suriçi (Tarihi Yarımada)” dediğimiz eski İstanbul sınırları adeta bir açık hava müzesidir. Hemen her mahallesinde onlarca tarihi yapı görmeniz mümkün. Zaten bu yazımızda konu edindiğimiz külliyelerin, camilerin ve kiliselerin neredeyse tamamı Suriçi’nde yer alıyor. Tabii konumuz sadece tarihi yapılarla sınırlı değil. Avrupa Yakası’nda gezilip görülmesi gereken belli başlı parklar, caddeler ve müzelere de bu listemizde yer alıyor.

Sultanahmet Meydanı

Sultanahmet Meydanı

Roma döneminin en önemli meydanlarından biri olan Sultanahmet Meydanı, Bizans İmparatorluğu zamanında hipodrom olarak kullanılmış bir yer. Yedi Tepe İstanbul’un ilk tepesi olarak bilinen bu meydan turistlerin de ilk durak noktası. Theodosius Dikilitaşı, Örme Dikilitaş, Milyon Taşı, Alman Çeşmesi, Sultan III. Ahmet Çeşmesi, Arasta Çarşısı ve Antiochos Sarayı kalıntıları bu meydanda görmeniz gereken tarihi eserlerdir. Sultanahmet Camii, Ayasofya Camii, Topkapı Sarayı, Yerebatan Sarnıcı gibi mekanlar da bu alan ve çevresindedir. Eğer İstanbul’u ilk defa ziyaret edecekseniz, gezinize Sultanahmet Meydanı’ndan güzel bir başlangıç yapabilirsiniz.

Sultanahmet Camii

Blue Mosque Istanbul

Mimar Sedefkar Mehmet Efendi tarafından yapılan bu kıymetli eser, 1609-1616 yılları arasında inşa edilmiş. Dönemin padişahı I. Ahmed tarafından yaptırıldığı için camiye kendisinin ismi verilmiş. İçinde bulunan mavi İznik çinileri sebebiyle bu cami yurt dışında The Blue Mosque olarak anılıyor. 6 minaresi ve heybetli görüntüsüyle Sultanahmet Meydanı’nda yükselen bu ihtişamlı yapı, İstanbul siluetinin en önemli parçalarından biridir.

Ayasofya Camii

Ayasofya Camii İçi

6. yüzyıldan beri sapasağlam ayakta olan bu güzel eser, 532-537 yılları arasında Bizans İmparatoru I. Justinianus tarafından yaptırılmış. Aslında bugünkü Ayasofya, farklı bir mimari üslupla aynı yerde inşa edilmiş üçüncü yapıdır. 900 yılı aşkın süre kilise olarak hizmet veren bina, 1453 yılında İstanbul’u fetheden Fatih Sultan Mehmet tarafından camiye çevrilmiş. Cumhuriyet döneminde müzeye dönüştürülen Ayasofya, 2020 yılında yeniden cami olarak ibadete açılmıştır. Gerek iç mimarisi, gerek dış mimarisi ile ziyaretçilerini büyüleyen Ayasofya Camii’ni görmeden İstanbul’dan ayrılmayın.

Topkapı Sarayı

Topkapı Sarayı Müzesi

İstanbul’da görülmesi gereken bir diğer tarihi yapı Topkapı Sarayı… Mekan, Fatih Sultan Mehmet döneminde (1460-1478) inşa edilmiş ve 19. yy’a kadar Osmanlı padişahlarının yaşam alanı olmuş. 1924 yılından bu yana müze olarak hizmet veren ihtişamlı yapı, yaklaşık 700 bin m²’lik bir alanı kaplıyor. Topkapı Sarayı’nda dünyanın en önemli Çin Porseleni koleksiyonu, padişah giysileri, Kaşıkçı Elması, Kutsal Emanetler, farklı dönemlere ait el yazmaları, halifelerin ve padişahların eşyaları, portreler, seramikler ve arşiv belgeleri gibi 300 binden fazla eser sergileniyor.

Topkapı Sarayı Müzesi giriş ücretlerini ve Topkapı Sarayı Müzesi ziyaret saatlerini güncel olarak takip etmek için ➜ tıklayın.

Aya İrini Kilisesi

İstanbul Kiliseler

Ayasofya Camii’nin hemen yanında, Topkapı Sarayı’nın birinci avlusunda yer alan Aya İrini Kilisesi, I. Konstantin’in emriyle 4. yüzyılda yaptırılmış görkemli bir eser. Camiye çevrilmemiş en büyük Bizans kiliselerinden biri olan Aya İrini’yi, İstanbul Avrupa Yakası gezilecek yerler listesine dahil etmenizi tavsiye ederiz.

Aya İrini Kilisesi giriş ücretlerini ve Aya İrini Kilisesi ziyaret saatlerini güncel olarak takip etmek için ➜ tıklayın.

Türk ve İslam Eserleri Müzesi

Geleneksel el sanatlarına ve tarihi eserlere önem veren biriyseniz, büyüleneceğiniz bir mekan sizi bekliyor demektir. Fatih ilçesindeki İbrahim Paşa Sarayı içinde yer alan Türk ve İslam Eserleri Müzesi, el yazmalarından cam eşyalara, seramiklerden dokuma ürünlere kadar 40 binden fazla eserin sergilendiği harika bir tesis. Türk-İslam dünyası için oldukça önemli parçaların bulunduğu bu mekanı İstanbul gezinize eklemelisiniz.

Türk ve İslam Eserleri Müzesi giriş ücretlerini ve ziyaret saatlerini güncel olarak takip etmek için ➜ tıklayın.

Yerebatan Sarnıcı (Yerebatan Sarayı)

Yerebatan Sarayı

Sultanahmet Camii, Ayasofya Camii, Topkapı Sarayı ve Aya İrini Kilisesi’ni ziyaret ettiyseniz sırada Yerebatan Sarnıcı var demektir. 140 metre uzunluğa, 70 metre genişliğe sahip Yerebatan Sarnıcı toplamda 9.800 m² alanı kaplıyor. Su depolama amacıyla 6. yüzyılda inşa edilen bu sarnıç, mistik yapısı ile ziyaretçilerini kendine hayran bırakıyor.

Yerebatan Sarnıcı giriş ücretlerini ve Yerebatan Sarnıcı ziyaret saatlerini güncel olarak takip etmek için ➜ tıklayın.

# Milyon Taşı: Sultanahmet Meydanı başlığı altında da ismini yazdığımız Milyon Taşı, Yerebatan Sarnıcı’nın girişine çok yakın bir noktada bulunuyor. Bizans döneminden kalma Milyon (Million) Taşı, kentin orta noktasını belirlemek için dikilmiş bir taş. İmparatorluğun önemli merkezlerinin başkente uzaklığı bu taşa göre ölçülmekteymiş. Kentin “0” noktasını gösteren anıt I. Konstantinus zamanında yaptırılmış, I. Justinianus döneminde de güneş çemberi şeklinde bir taçla süslenmiştir. 711 yılında tahta geçen Filippikos, anıta Hıristiyanlık dinine ait tasvirler ekletmiş, V. Konstantinos ise Hipodrom’da yapılan at yarışı sahnelerini içeren süslemeleri anıt üzerine işletmiştir. Fetihten sonra yavaş yavaş dağılıp parçalanan anıt, günümüze tek bir taş sütun şeklinde gelmiştir.

Şerefiye Sarnıcı (Theodosius Cistern)

Şerefiye Sarnıcı

Bizans İmparatoru II. Theodosius zamanında (443) yaptırılmış olan bu sarnıç, Valens (Bozdoğan) Su Kemeri’nden su depolamak amacıyla kullanılıyormuş. Fatih ilçesinde, Piyer Loti Caddesi üzerinde bulunan yapı, tıpkı Yerebatan Sarnıcı gibi gizemli bir atmosfere sahip. 

Şerefiye Sarnıcı giriş ücretlerini ve Şerefiye Sarnıcı ziyaret saatlerini güncel olarak takip etmek için ➜ tıklayın.

İstanbul Arkeoloji Müzeleri

İstanbul Gezilecek Müzeler

Bir milyona yakın eserin sergilendiği İstanbul Arkeoloji Müzeleri; Eski Şark Eserleri Bölümü, Arkeoloji Bölümü ve Çinili Köşk Bölümü olmak üzere üç kısımdan oluşuyor. Bir dönem Aya İrini Kilisesi, Müze-i Hümayun yani İmparatorluk Müzesi olarak kullanılmış. Kilise bu iş için yeterli gelmeyince oradaki eserler buradaki Çinili Köşk’e taşınmış. O tarihten itibaren mekan Arkeoloji Müzesi olarak hizmet veriyor.

İstanbul Arkeoloji Müzeleri giriş ücretlerini ve İstanbul Arkeoloji Müzeleri ziyaret saatlerini güncel olarak takip etmek için ➜ tıklayın.

Süleymaniye Camii

İstanbul Gezi Rehberi

Kanuni Sultan Süleyman tarafından Mimar Sinan’a yaptırılan (1551-1557) en güzel camilerinden biri.. Mimar Sinan’ın kalfalık eserim dediği bu mükemmel yapı Fatih ilçesinde bulunuyor. Muazzam bir İstanbul manzarası görmek isteyenlere, caminin avlusundan şehri gün batımında izlemelerini tavsiye ederiz. Konusu gelmişken Süleymaniye’nin (yaşanmış mıdır bilemiyoruz ama) meşhur hikayesini buraya ekleyelim.

Mimar Koca Sinan, Süleymaniye Camii’nin inşası için temel atıldıktan sonra inşaatı durdurmuş ve uzun bir süre beklemiş. Bu süre içinde inşaatın ekonomik sorunlar nedeniyle durduğu yolundaki iddialar almış yürümüş. Osmanlı Devleti ile her konuda rekabet içinde olan Safevi Şahı Tahmasb, fırsatını bulmuşken Kanuni Sultan Süleyman’ı rencide etmek maksadıyla bir sandık dolusu mücevheri inşaat tamamlansın diye sultana göndermiş. Bu işten hoşlanmayan Kanuni de, Tahmasb’a bir ders vermek için Koca Sinan’a gereğinin yapılmasını emretmiş. Bir sandık dolusu mücevher şahın elçisinin gözleri önünde un ufak edilip, inşaatın harcına katılmış. Günün ilk ışıklarıyla Süleymaniye’nin minarelerinden birinin parıldamasının sebebinin bu olduğunu söylerler.

Küçük Ayasofya Camii

Sergios ve Bakhos Kilisesi

Fatih ilçesinde yer alan Küçük Ayasofya, 527-536 yılları arasında Bizans İmparatoru I. Justinianus döneminde yaptırılmış güzel bir eser. Sergios ve Bakhos Kilisesi olarak bilinen yapı 1497 yılında (ya da 1504), II. Bayezid zamanında camiye çevrilmiş. Son cemaat yeri, minare, müezzin mahfili, minber ve mihrap bu dönemde eklenmiş. Yapının minberi ve mermerden mihrabı beş kenarlı ve oldukça sadedir. Müezzin mahfili sekiz kenarlıdır ve on sütun üzerine oturtulmuştur. Küçük Ayasofya Camii’nin bugünkü minaresi 1955 yılı yapımıdır. Camiye çevrilen yapının avlusuna zaviye hücreleri ve burayı camiye çeviren Hüseyin Ağa’nın türbesi yapılmıştır. Her ne kadar Ayasofya Camii kadar bilinirliği olmasa da, bir ziyareti hak edecek kadar güzel ve önemli bir eserdir. İstanbul Avrupa Yakası’nda gezilecek yerler listesine kesinlikle yazmalısınız.

Bayezid Camii (Beyazıt Camii) ve Beyazıt Meydanı

Beyazıt Camii

Beyazıt Meydanı’nda yer alan Beyazıt Camii de İstanbul’daki tarihi yapılar içinde ayrı bir öneme sahiptir. 1501-1506 yılları arasında Sultan Bayezid tarafından yaptırılan Beyazıt Cami, İstanbul’da hala orijinalliğini koruyan en eski selatin camisidir. II. Bayezid’in İstanbul’da kendi adıyla anılan semtte yaptırdığı külliye, Osmanlı mimarisi klasik döneminin ilk örneklerinden sayılır. Cami, medrese, mektep, imaret, hamam, türbe ve kervansaraydan oluşan külliyenin mimarının kim olduğu tartışma konusudur. Bir görüşe göre külliyenin mimarı Hayreddin, bir başka görüşe göre de Yakup Şah’tır. Caminin renkli taşlar ve küfi yazıyla süslü iki minaresinden kuzeyde olanı, fazla onarım gördüğü için eski görünümünü yitirmiştir. Külliyede bulunan medrese, döneminin en önemli eğitim kurumlarındandı. Eskiden hukuk mektebi olan bu bölüm günümüzde Türk Vakıf Hat Sanatları Müzesi olarak kullanılmaktadır. 

Beyazıt Meydanı eski çağlardan günümüze kadar önemini korumuş, şehrin merkezi noktalarından biridir. Bizans döneminde şehrin en büyük meydanlarından biri olan Beyazıt, Forum Tauri (Theodosius Forumu) olarak bilinmekteydi. Kilise, hamam gibi tarihi binalarla çevrili Forum Tauri’nin (Boğa Meydanı) ortasında da bir sütun yer alıyor. Etrafı imparatorun zafer kabartmaları ile süslü olan bu sütunun tepesinde ise I. Theodosius’un heykeli yer alıyormuş. 15. yy. sonuna kadar ayakta kalan bu heykel daha sonra yıkılmış.

Theodosius Forumu

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nin temel kazıları sırasında burada üç ayrı bazilika ortaya çıkartılmıştır. Bunlardan biri Justinian dönemine ait olup planı bilinen bazilikadır. Theodosius Forumu’nun batısında bulunan zafer takı mermerden olup üç tane geçiş koridoru ile kavisli bir yapıya sahiptir. Bugün Ayasofya’nın önünden başlayıp Beyazıt’a doğru giden ana cadde, Bizans döneminde Mese Caddesi olarak anılırdı. Bu yol Zafer Takı’nın içinden geçer, Trakya’ya doğru devam eder ve Balkanları aşardı. İstilalar ve depremler sonucu Zafer Takı ve Tauri Forumu önemli ölçüde zarar görmüştür. Bu görkemli yapılardan günümüze ulaşan kalıntıları Beyazıt Meydanı’nda görebilirsiniz.

Sahaflar Çarşısı

Beyazıt’a gelip de Sahaflar Çarşısı’na uğramamak olmaz. 15. yy’dan günümüze uzanan Sahaflar Çarşısı İstanbul Beyazıt’ta, Beyazıt Cami’nin sol tarafındaki taşlık kısım ile Kapalıçarşı’ya açılan Sedefçiler Kapısı arasındaki bölgede yer almaktadır. Burada ikinci el kitaplar, el yazmaları, antika ürün satan dükkanlar bulabilirsiniz. Osmanlı kültür mirası olan çarşı, Hakkâklar Çarşısı olarak da biliniyor.

Önceden medrese öğrencilerinin ihtiyaçlarını karşılayan sahaf dükkanları, medrese çevresinde bulunuyormuş. 1460’lı yıllarda bu dükkanlara Kapalıçarşı içinde yer tahsis edilmiş ve sahaf dükkanları bir araya toplanmıştır. 1894 yılında yaşanan depremin ardından da bugünkü yerine taşınmıştır. 1950 yılında çıkan bir yangında tamamen yanan çarşı restore edilip betonarme olarak tekrar inşa edilmiştir. Çarşının ortasına da ilk Türk matbaacı İbrahim Müteferrika’nın bir büstü yerleştirilmiştir.

Fatih Camii

Fatih Cami İçi

Fatih Sultan Mehmet döneminde (1462-1470) Mimar Sinaüddin Yusuf bin Abdullah’a (Atik Sinan) yaptırılan eser İstanbul’un en meşhur camilerinden biridir. Fatih ilçesindeki Fevzi Paşa Caddesi üzerinde bulunan Fatih Camii, İstanbul’da padişahlar adına yaptırılan selatin camilerin ilkidir. Geniş bir kubbeye sahip olanın caminin iki şerefeli iki minaresi bulunur. Dört tarafını saran geniş avlunun iki ayrı kapısı da ziyaretçilere açıktır. Avlu içindeki kabristanda Fatih Sultan Mehmet başta olmak üzere birçok önemli şahsiyetin türbesi yer almaktadır. Maneviyat dolu bu mekanı İstanbul’da gezilecek tarihi mekanlar listesine kesinlikle yazmalısınız.

Pertevniyal Valide Sultan Camii

Aksaray Valide Sultan Camii

Pertevniyal Valide Sultan tarafından 1869-1871 yılları arasında yaptırılmış olan bu eser Aksaray’da bulunuyor. Cami mimarının İtalyan Montani Efendi olduğu bilinse de bu bilgi tam olarak kesin değildir. Topkapı Sarayı Arşivi’nde bulunan külliyenin inşaat defterlerinde Montani Efendi’nin ismi geçmezken, Sarkis Balyan ismine yer verildiği görülmektedir.

Mektep, kütüphane, karakol, türbe, çeşme ve yedi dükkandan oluşan bir külliyenin parçası olan Pertevniyal Valide Sultan Camii tek kubbeli olarak inşa edilmiş. Caminin tek şerefeli iki minaresi bulunuyor. İstanbul’un en güzel tarihi camilerinden biri olan yapı, farklı dış bezemeleri ve iç süslemeleri ile ön plana çıkıyor.

Yavuz Sultan Selim Camii

Yavuz Selim Camii

Fatih’te bulunan Yavuz Selim Camii; iki tabhane, hamam, Sultan Selim türbesi, Hafsa Sultan türbesi, şehzadeler türbesi, mektep ve imaretten oluşan külliyenin bir parçası. 1519-1522 yılları arasında inşa edilen Yavuz Selim Camii, Kanuni Sultan Süleyman tarafından babası adına yaptırılmış bir eser. Tabhaneli camilerin son örneği olan bu güzel yapıyı İstanbul gezilecek yerler listenize dahil edebilirsiniz.

Laleli Camii

Sultan III. Mustafa tarafından 1760-1764 yılları arasında yaptırılan Laleli Camii, yine büyük bir külliyenin parçası olarak günümüze kadar ulaşmış bir eser. Cami, imaret, çarşı, dükkanlar, çeşmeler, sebil, türbe, medrese, han ve mumhaneden oluşan yapıda, Sultan Mustafa’nın sohbetlerinden istifade ettiği Laleli Baba’nın türbesi de yer alıyor. Caminin isminin de buradan geldiği bilinmektedir. Külliyenin mimarları Kara (Hacı) Ahmed Ağa ve Mehmed Tahir Ağa’dır. 1782’de çıkan bir yangında yapının bazı dükkanları yanmış ve cami hasar görmüş. Sonraki yıllarda yapılan tadilatlarda Laleli Camii şu anki halini almış. Külliyenin medrese bölümü ise günümüze kadar ulaşamamış.

Rahmi M. Koç Müzesi

Haliç’in Hasköy semtinde bulunan Rahmi M. Koç Müzesi 1994 yılında ziyarete açılmıştır. 27 bin m²’lik alana yayılan müze üç kısma ayrılır. Birinci kısım açık alandan oluşmaktadır. Bu bölümde otomobil, uçak, gemi ve denizaltı koleksiyonları yer alır. Tarihi Hasköy Tersanesi ve Mustafa V. Koç Binası olarak bilinen diğer iki kısımda ise sanayi, endüstri, ulaşım ve iletişim alanlarında pek çok eser ziyaretçilerin beğenesine sunulmaktadır.

İstanbul Rahmi M. Koç Müzesi giriş ücretlerini ve ziyaret saatlerini güncel olarak takip etmek için ➜ tıklayın.

Kalenderhane Camii

Theotokos Kyriotissa Kilisesi

Fatih’in Vezneciler semtindeki Bozdoğan Kemeri’ne yakın bir konumda bulunan bu eserin eskiden Diakonissa Kilisesi olarak kullanıldığı tahmin ediliyordu. Fakat son yıllarda yapılan araştırmalar, yapının plan ve mimari bakımından o kadar eski bir döneme ait olamayacağını göstermiştir. Öte yandan Fatih Sultan Mehmet’in vakfiyesinde bu kilisenin Akataleptos Manastırı Kilisesi olabileceğinden de bahsedilmiştir. İstanbul’un fetihten sonra camiye çevrilen yapı, kuşatmada göstermiş oldukları azim ve hizmetlerden dolayı Kalenderî tarikatı dervişlerine zaviye olarak tahsis edilmiş. Bu sebeple camiye Kalenderhane ismi verilmiştir.

Kapalıçarşı

Kapalı Çarşı Nerede

Beyazıt’ta yer alan bu tarihi çarşı hem mimarisi hem de işlek bir ticaret merkezi olması açısından görülmeye değer özellikler taşıyor. Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılmış olan çarşıda 4 binden fazla mağaza ve dükkan bulunmaktadır. Kapalıçarşı, 11 ana kapı, 30 han ve onlarca sokağa sahiptir. Kendinizi kaybedeceğiniz bu dünyada her zaman keşfedebilecek yeni bir sokak bulabileceğinizden emin olabilirsiniz.

Mısır Çarşısı

Eminönü Baharatçılar Çarşısı

Eminönü’ndeki Valide Sultan Camii’nin hemen yanında yer alan ve L şeklinde bir plana sahip olan Mısır Çarşısı, 1660’lı yıllarda bu cami ile birlikte yapılmıştır. Toplam altı kapısı bulunan Mısır Çarşısı’nda, Haseki Kapısı’nın yer aldığı kısım iki katlıdır. Burası zamanında esnafla halk arasında yaşanan sorunların çözüldüğü bir mahkeme binası olarak da kullanılmıştır. Çarşının uzun ve kısa kollarının kesiştiği alan ise “dua meydanı” olarak anılmaktaydı. Parmaklı bir balkon şeklinde tasarlanan bu bölümde bir de ezan köşkü bulunmaktadır. Görevli burada esnafa dua eder ve hayırlı işler dilermiş. Mısır Çarşısı’nda eskiden baharatın yanında çeşitli ilaçlar da satılırdı. Bugün ise çarşıda kuyumcu, aktar ve hediyelik eşya dükkanları yer almaktadır.

Yeni Camii (Valide Sultan Camii)

Eminönü Yeni Cami

Eminönü Meydanı’nda bulunan ve III. Mehmet’in annesi Safiye Sultan adına yaptırılan Yeni Cami’nin temelleri 1597 yılında atılmıştır. III. Mehmet ve Safiye Sultan’ın 1603 yılında vefat etmeleri ile yapımı yarım kalan cami, IV. Mehmet’in annesi Turhan Sultan’ın isteği ile 1660 yılında tamamlanmıştır.

Yeni Camii Külliyesi; sıbyan mektebi (günümüze ulaşamamıştır), sebil, çeşme, türbe ve hünkar kasrından oluşmaktadır. Dış avlusu yol genişletme çalışmaları nedeni ile ortadan kalkmış olan caminin iç avlusunda ise güzel bir şadırvan mevcuttur. Son cemaat yeri ikinci kat pencere altlarına kadar çinilerle bezelidir. Pencere üstlerinde de hat sanatının en güzel örnekleri yer almaktadır. Kare planlı caminin iki minaresi vardır ve her biri üç şerefelidir. Caminin ibadet mekanı merkezi bir kubbe ile örtülüdür. Dört adet fil ayağı üzerine oturan bu kubbeyi dört yarım kubbe desteklemektedir. İç mekandaki mihrap ve minber mermerdendir.

Gülhane Parkı

İstanbul'un En Güzel Parkları

Yine Eminönü’nde bulunan Gülhane Parkı, Osmanlı döneminde Topkapı Sarayı’nın bahçesi olarak kullanılıyormuş. 1912 yılında halka açılan alan, ortalama 160 dönümlük genişliğe sahip. Şiirlere, şarkılara konu olmuş Gülhane Parkı’nın içinde yürüyüş yolları, dinlenme alanları ve çocuk parkları mevcut.

Parkın içinde bulunan ünlü Gotlar Sütunu‘nun ne zaman ve kimler tarafından dikildiği tam olarak bilinmiyor. Fakat ağır basan görüş Romalı bir imparatorun Gotlara karşı kazandığı zafere karşılık bu anıtı yaptırdığı yönünde. Yekpare bir gövdeye sahip olan bu sütun üç basamaklı bir kaide üzerinde yükselmektedir. 15 metrelik eser korinth başlıklıdır. Gülhane Parkı gezinizde burada bulunan tarihi sarnıcı da incelemenizi tavsiye ederiz. Dikdörtgen planlı sarnıcın hangi yapıya ait olduğu bilinmemektedir. 5. yy’a tarihlendirilen sarnıcın ana mekanı 3 dizi dörder sütunla dört nefe ayrılmıştır. Tuğla duvarlı, mermer sütunlu sarnıcın üstü yuvarlak küçük kubbelerle örtülüdür.

Edirnekapı Camii ve Külliyesi (Mihrimah Sultan Camii)

Edirnekapı surlarının hemen bitişiğinde bulunan Edirnekapı Mihrimah Sultan Külliyesi cami, medrese, bir çifte hamam, büyük bir çarşı, sıbyan mektebi, çeşme ve türbeden oluşmaktadır. Yapılış tarihi tam olarak bilinmeyen külliyenin 1560’lı yıllarda inşa edildiği tahmin ediliyor. Mimar Sinan’ın bu güzel eserini Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı Mihrimah Sultan için yaptığı yönünde rivayetler bulunmaktadır.

Kariye Camii (Hora/Chora Manastırı)

Chora Manastırı

Kariye Camii, Edirnekapı’nın Haliç’e bakan yamacında, kendi adıyla anılan sokakta yer alıyor. Bizans döneminin (6. yy.) önemli manastırlarından olan Khora Kilisesi, İsa’ya adanmış bir yapıdır. Kilisenin içindeki İsa ve Meryem tasvirlerinde Khora kelimesi geçmektedir. Bu nedenle bu kelimeye mistik bir anlam yüklenmiştir. Bazı eski filozoflara göre ise bu kelime tanrının sınırsız olduğunu anlatmaktadır. Chora Manastırı fetihten sonra bir süre boş kalmış, II. Bayezid döneminde Sadrazam Atik Ali Paşa tarafından camiye çevrilmiştir. 

Yedikule Zindanları / Yedikule Hisarı

Yedikule Zindanları

Zeytinburnu’ndaki Yedikule Zindanları ve Müzesi, İstanbul’un görülmeye değer önemli mekanlarından biridir. Burası Bizans zamanında şehre gelen liderleri ve kıymetli konukları karşılamak amacıyla İmparator Theodosius tarafından yaptırılmış bir zafer takıdır. Bir diğer adı “Altın Kapı” olan bu yapı, zaman içinde eklenen kuleler ile birleştirilerek yedi kulesi olan bir garnizon haline dönüştürülmüştür. Kalede bulunan kuyu, birçok idam olayına şahitlik ettiği için “Kanlı Kuyu” olarak anılmaktadır. Burada gerçekleşen en önemli olay ise Genç Osman’ın 1622’de tahttan indirilip öldürülmesidir. Ayrıca Fatih Sultan Mehmet dönemi sonrası Osmanlı hazinesi uzun bir süre bu hisarda korunmuştur. Yedikule Zindanları Müzesi restorasyon çalışmaları nedeniyle şimdilik ziyarete kapalı durumda (2021).

Yedikule Zindanları’na yakın mesafedeki Samatya Semti de yıllanmış sokakları ve ahşap evleri ile gezginlerin dikkatini çekmektedir. Özellikle fotoğraf çekmeyi sevenler bu sokaklara da uğramalılar.

Hırka-i Şerif Camii

Hırka-i Şerif Nerede

Fatih’te, kendi adıyla anılan mahallede bulunan Hırka-i Şerif Camii 1851 yılında, Sultan Abdülmecid tarafından yaptırılmıştır. Hz. Peygamber’in, kendisini ziyarete gelen fakat göremeden geri dönen Veysel Karani’ye hediye ettiği hırka bu camide sergilenmektedir. Zaten caminin yapılış amacı da bu kıymetli eserin muhafaza edilmesidir. Dini günlerde ve bayramlarda ziyaretçi akınına uğrayan bu mekanı siz de İstanbul gezi programınıza dahil edebilirsiniz.

Panorama 1453 Tarih Müzesi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından 2009 yılında kurulan Panorama 1453 Tarih Müzesi, Topkapı’ya bağlı Merkez Efendi Mahallesi’nde bulunuyor. ‘Dünyanın ilk tam panoramik müzesi’ olma unvanına sahip olan mekan, ziyaretçilerine İstanbul’un fethini yeniden yaşatan güzel bir tesis.

Panorama 1453 giriş ücretlerini ve Panorama 1453 ziyaret saatlerini güncel olarak takip etmek için ➜ tıklayın.

Dolmabahçe Sarayı

Dolmabahçe Hakkında Bilgi

Sultan Abdülmecid döneminde, 1843-1856 yılları arasında yaptırılan Dolmabahçe Sarayı, Osmanlı Devleti’nin son dönem eserlerinden biridir. Osmanlı İmparatorluğu zamanında hanedanlık olarak kullanılan yapı, cumhuriyet döneminde ise bir süre Cumhurbaşkanlığı Makamı olarak hizmet vermiş. Sarayın hemen yanında yer alan Dolmabahçe Saat Kulesi ve Dolmabahçe Camii de sarayın önemli parçalarındandır. Atatürk’ün son nefesini verdiği Dolmabahçe Sarayı günümüzde müze olarak ziyaretçilere açık durumda.

Dolmabahçe Sarayı giriş ücretlerini ve Dolmabahçe Sarayı ziyaret saatlerini güncel olarak takip etmek için ➜ tıklayın.

Çırağan Sarayı

Çırağan Sarayı Hakkında Bilgi

Beşiktaş’taki Çırağan Caddesi üzerinde bulunan bu saray Sultan Abdülaziz döneminde, 1863-1871 yılları arasında inşa edilmiştir. Sarayın mimarı Balyan ailesinden Sarkis Balyan’dır. Çırağan Sarayı beş bölümden oluşmaktadır. Bunlar Merasim, Mabeyn, Hümayun, Harem ve Veliaht daireleridir. 1910 yılında saray büyük bir yangın geçirmiş ve sadece dört ana duvarı ayakta kalmıştır. Cumhuriyet döneminde saray içinde bulunan yapılar çeşitli kurumlara tahsis edilmiştir. 1980 yılında restore edilerek Devlet Konukevi yapılan sarayın ana binası günümüzde otel olarak kullanılmaktadır. Bu sebeple sarayı incelemek isteyen ziyaretçiler yapının sadece bir kısmını gezebiliyorlar.

Otel Çırağan Palace fiyatları ve diğer tüm detaylar için ➜ tıklayın.

Yıldız Sarayı

Yıldız Sarayı Müzesi

Beşiktaş’taki Yıldız Korusu içinde yer alan Yıldız Sarayı, III. Selim’in annesi olan Mihrişah Valide Sultan tarafından yaptırılmış bir eser. Sultan II. Abdülhamid döneminde Osmanlı Devleti’nin idaresi buradan yürütülmüş. Sarayda şu an çeşitli kültür-sanat etkinlikleri yapılmakta ve II. Abdülhamid’in on binlerce fotoğraftan oluşan arşivi sergilenmektedir. Yıldız Saray Kompleksi içinde ayrıca Büyük Mabeyn Köşkü ve Şale Köşkü isimli iki önemli yapı daha var.

Yıldız Sarayı Müzesi giriş ücretlerini ve Yıldız Sarayı Müzesi ziyaret saatlerini güncel olarak takip etmek için ➜ tıklayın.

Ortaköy Camii (Büyük Mecidiye Camii)

Büyük Mecidiye Camii

İstanbul siluetinin önemli parçalarından biri olan Ortaköy Camii, Beşiktaş İskelesi ile Kuruçeşme arasında, üç yanı denizle çevrili küçük bir alan üzerinde yer alıyor. Büyük Mecidiye Camii olarak da bilinen yapı, Sultan Abdülmecid döneminde (1854) mimar Nigoğos Balyan tarafından yapılmıştır. Cami, bütün selatin camilerde olduğu gibi Harim ve Hünkar Köşkü’nden oluşmaktadır. Küçük ama estetik bir yapısı olan Ortaköy Camii, eşsiz boğaz manzarası ile İstanbul’un en güzel camilerinden biridir.

Rumeli Hisarı

İstanbul Gezilecek Yerler

Bir Osmanlı kalesi olan Rumelihisarı, İstanbul Boğazı’nın Avrupa yakasında, boğazın en dar kesiminde, Anadoluhisarı’nın tam karşısında yer alıyor. Fatih Sultan Mehmet tarafından boğazı kontrol etmek amacıyla yaptırılmış olan bu hisar Boğazkesen Hisarı, Yenihisar, Yenicehisar, Yeni Kale ve Nikhisar (Güzel Hisar) gibi adlarla da anılıyor. Bir dönem siyasi suçlular için hapishane olarak kullanılan Rumelihisarı zaman zaman büyük hasarlar almış olsa da, onarılarak günümüze kadar sağlam şekilde ulaşmayı başarmış. Çeşitli açık hava konserlerine ev sahipliği yapan Rumelihisarı’nı Avrupa Yakası gezinize dahil edebilirsiniz.

Rumeli Hisarı giriş ücretlerini ve Rumeli Hisarı ziyaret saatlerini güncel olarak takip etmek için ➜ tıklayın.

Emirgan Korusu

Geçmiş dönemlerde Feridun Bahçeleri olarak bilinen Emirgan Korusu, konum olarak şehrin en nezih yerinde bulunuyor. Masmavi İstanbul Boğazı’nın hemen kıyısından başlayan korunun yemyeşil ağaçları, çiçekleri ve sincapları ziyaretçilerine mutlu anlar yaşatıyor. Mekanın içinde 3 tane de tarihi köşk bulunuyor. Sarı Köşk, Pembe Köşk ve Beyaz Köşk isimli bu yapılar koruya ayrı bir güzellik katıyor. Günümüzde bu mekanlar restoran olarak hizmet vermekte. İstanbul gezinizde Emirgan’da bir mola vererek doğanın tadını çıkarabilirsiniz.

Sakıp Sabancı Müzesi (Atlı Köşk)

Atlı Köşk

Sarıyer Emirgan’da bulunan Sakıp Sabancı Müzesi, 2002 yılından bu yana hizmet veriyor. Mısır Prensi Mehmed Ali Hasan tarafından 1925 yılında yazlık olarak yaptırılan bu bina, 1951 yılında Sabancı ailesi tarafından satın alınmış. Bir dönem Sakıp Sabancı’nın konut olarak kullanıldığı bu mekan 1998 yılında Sabancı Üniversitesi’ne bağışlanmış ve sonrasında müze haline getirilmiş. Kitap Sanatları ve Hat Koleksiyonu, Mobilya ve Dekoratif Eserler Koleksiyonu, Abidin Dino Arşivi gibi geniş bir yelpazeye sahip Sakıp Sabancı Müzesi’ni gezi programınıza dahil edebilirsiniz.

Sakıp Sabancı Müzesi giriş ücretlerini ve Sakıp Sabancı Müzesi ziyaret saatlerini güncel olarak takip etmek için ➜ tıklayın.

İstanbul Deniz Müzesi

Beşiktaş İskele Meydanı’ndaki Barbaros Hayrettin Paşa Türbesi’nin hemen yanında yer alan müze, denizcilik alanında Türkiye’nin en büyüğü, dünyanın ise sayılı müzelerinden biridir. İlk olarak Binbaşı Süleyman Nutki’nin gemi parçaları ve silahlardan oluşturduğu koleksiyonların 1897 yılında sergilenmesi ile hizmete başlayan yapı, günümüze kadar genişleyerek bugünkü haline ulaşmıştır. Müzenin girişinde ve üst katında Türk denizcilik tarihinin önemli şahsiyetlerinin büstleri yer alıyor. İkinci katta ise Osmanlı ile Türkiye Cumhuriyeti dönemi donanmalarına ait eserler ve dalgıçlık tarihine yönelik koleksiyonlar bulunuyor.

İstanbul Deniz Müzesi giriş ücretlerini ve İstanbul Deniz Müzesi ziyaret saatlerini güncel olarak takip etmek için ➜ tıklayın.

Galata Kulesi

Galata Kulesi Nerede

İstanbul’da, Karaköy ile Tünel arasında konumlanan Galata surlarının baş kulesi. Bizans döneminde inşa edilen Galata Kulesi farklı kaynaklarda Megalos Pyrgos (Büyük Burç) veya Christea Turris (İsa Kulesi) olarak da geçer. 16. yy’da Kasımpaşa Tersanesi’nde çalıştırılan tutsakların zindanı olarak kullanıldığı rivayet edilmektedir. Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde Hezarfen Ahmet Çelebi’nin bu kuleden Üsküdar’a uçtuğu anlatılmaktadır. Yangın ve deprem gibi felaketlerle çok defa yıkılan kule, birçok kez yeniden inşa edilmiş ve tadilat görmüştür. İstanbul manzaralarının olmazsa olması olan Galata Kulesi, güzel bir şehir seyri için de ziyareti hak ediyor.

Galata Kulesi giriş ücretlerini ve Galata Kulesi ziyaret saatlerini güncel olarak takip etmek için ➜ tıklayın.

Galata Mevlevihanesi Müzesi

Galata Mevlevihanesi Sema Salonu

Beyoğlu ilçesinde bulunan Galata Mevlevihanesi, 1491 yılında İskender Paşa tarafından kurulmuştur. Mekanın bilinen bir diğer adı Kulekapısı Mevlevihanesi’dir. Zaman içinde yapılan çeşitli ek binalar, doğal afetler sonucunda oluşan tahribatlardan sonra yapılan onarımlar ve cumhuriyet döneminde yıkılan kısımlar neticesinde yapı günümüzdeki halini almıştır. Cumhuriyet döneminde kapatılan bu yapının bir kısmı halkevi, bir kısmı karakol olarak kullanılmıştır. 2008-2011 yılları arasında geniş bir restorasyon çalışmasından geçen mekan, bu tarihten sonra Galata Mevlevihanesi Müzesi olarak hizmet vermeye başlamıştır.

Galata Mevlevihanesi giriş ücretlerini ve Galata Mevlevihanesi ziyaret saatlerini güncel olarak takip etmek için ➜ tıklayın.

Taksim Meydanı

Taksim İstanbul

Taksim Meydanı, yerli ve yabancı turistlerin 7 gün 24 saat boyunca ziyaret ettiği, İstanbul’un en işlek noktalarından biridir. İstiklal Caddesi’ne yakınlığı, metro-otobüs hatlarının üzerinde bulunması ve çevresinde çok sayıda otele ev sahipliği yapması buranın cazibesini artıran etkenler. Ayrıca meydanın ortasında bulunan Taksim Cumhuriyet Anıtı da turistlerin fazlasıyla ilgisini çekmektedir.

İstiklal Caddesi

Taksim İstiklal Caddesi

İstanbul’un en işlek caddelerinden biri olan İstiklal, Taksim Meydanı’ndan başlayıp Tünel’e kadar uzanan, 24 saat boyunca hareketliliğin hiç azalmadığı bir mekan. Çeşit çeşit dükkanları, kafe ve restoranları, hediyelik eşya satan mağazaları, kitapçıları, sokak sanatçıları, dilencileri, tramvayı, simitçileri, tarihi yapıları, ticari hanları, antikacıları, sinema ve tiyatro salonları, buluşanları, ayrılanları, gülenleri, ağlayanları ile İstiklal Caddesi, İstanbul’un en kozmopolit duraklarından biridir. İstanbul seyahatinizde bu caddede keyifli bir yürüyüş yapmayı ihmal etmeyin.

St. Antuan Kilisesi

St. Antuan Kilisesi

Beyoğlu İstiklal Caddesi’nde bulunan bu heybetli tarihi yapı, şehrin önemli eserlerinden biri. İtalyan Mimar Giulio Mongeri’nin neo-gotik üslupta inşa ettiği kilisenin yapılış hikayesi 13. yy’a kadar uzanıyor. Ücretsiz olarak ziyaret edebileceğiniz St. Antuan Kilisesi’nde haftanın belirli günleri farklı dillerde programlar da yapılıyor.

St. Antuan Kilisesi ziyaret günlerini ve ayin saatlerini güncel olarak takip etmek için ➜ tıklayın.

İstanbul Modern

İstanbul Müzeleri

Beyoğlu ilçesinde bulunan İstanbul Modern, ülkemizin ilk modern ve çağdaş müzelerinden biri. 2004 yılında kurulan müzede çeşitli fotoğraflar, mimari tasarımlar, sinema-tv alanlarındaki üretimler ve farklı sanatsal çalışmalar sergileniyor. Modern sanata ilgisi olanlar, İstanbul’un en iyi müzelerinden biri olan İstanbul Modern’i gezi listelerine eklemeliler.

İstanbul Modern giriş ücretlerini ve İstanbul Modern ziyaret saatlerini güncel olarak takip etmek için ➜ tıklayın.

Pera Müzesi

İstanbul'daki En İyi Müzeler

2005 yılında Suna ve İnan Kıraç Vakfı tarafından yaptırılan bu müze, Beyoğlu’nun Tepebaşı semtinde yer alıyor. Burada Oryantalist Resim, Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri ile Kütahya Çini ve Seramikleri koleksiyonlarını yakından inceleme şansına sahip olabilirsiniz. Öte yandan Pera Müzesi’nde Jean Dubuffet, Josef Koudelka, Akira Kurosawa, Pablo Picasso, Frida Kahlo, Diego Rivera ve Goya gibi meşhur sanatçıların çalışmalarını da görebilirsiniz.

Pera Müzesi giriş ücretlerini ve Pera Müzesi ziyaret saatlerini güncel olarak takip etmek için ➜ tıklayın.

Eyüp Sultan Camii ve Eyyub El Ensari Türbesi

Eyyub El Ensari Türbesi

Eyüp merkezde, Haliç sahiline yaklaşık 100-200 metre mesafede bulunan Eyüp Sultan Camii ve Türbesi, İstanbul’un en çok ziyaretçi çeken manevi ziyaretgahlarından biri. Eyüp Sultan Camii ilk olarak 1458 yılında yapılmıştır. Bir deprem felaketinde büyük hasar gören yapı, 1800’lü yıllarda sıfırdan yeniden inşa edilmiştir. Sonraki yıllarda da çeşitli onarım ve düzenlemeler yapılan cami bugünkü güzel tasarımına kavuşmuştur. Eyüp Sultan Camii’nin avlusunda seçkin sahabilerden Ebu Eyyub el-Ensari’nin kabri bulunuyor. Bu nedenle bu mekanın İslam toplumunda oldukça önemli bir yeri vardır. Öyle ki dini gün ve gecelerde cami içinde yer bulmak neredeyse olanaksızdır.

Pierre Loti Tepesi

Haliç Pierre Loti Tepesi

Pierre Loti Tepesi, Haliç’in güzelliklerini kuş bakışı seyretmek isteyenler için mutlaka gidilmesi gereken bir yer. Haliç’e nazır bu tepe ismini 1876 yılında İstanbul’a yerleşen ve sık sık bu tepedeki kıraathaneye gelen Fransız yazar Julien Viaud’dan almış. Buraya Eyüp Sultan Camii’nin hemen yanından başlayan dik yokuşu tırmanarak çıkabileceğiniz gibi teleferikle de ulaşabilirsiniz. Pierre Loti’deki kafelerde çayınızı, kahvenizi yudumlarken kuş sesleri arasında eşsiz manzaranın tadını çıkartabilirsiniz.

Miniatürk

Miniatürk

Yine Haliç kıyısında bulunan bu park, büyük çoğunluğu ülkemizde yer alan önemli yapıların minyatürlerinin sergilendiği bir mekan. Yaklaşık 60 bin m²’lik alana yayılmış olan Miniatürk, hem yetişkinlerin hem de çocukların eğlenceli vakit geçirebileceği bir tesis. Mekanın giriş kısmında ayrıca bir çocuk parkı, restoran ve mescit de yer alıyor.

Miniatürk giriş ücretleri ve Miniatürk ziyaret saatlerini güncel olarak takip etmek için ➜ tıklayın.

Atatürk Arboretumu

Belgrad Ormanı

Sarıyer ilçesinde bulunan bu doğal park, 300 hektarlık alana yayılmış bir ağaç müzesi. 1949 yılında düzenlenmeye başlanan bu güzel alan, yaklaşık 30 yılda tamamlanmış. Atatürk Arboretumu içinde ateş, mangal-semaver yakmak ya da piknik gibi faaliyetler yapmak yasak. Mekanda sessizlik ve huzur hakim diyebiliriz. Burada koruma altına alınmış yüzlerce ağaç türünü güzel bir doğa yürüyüşü eşliğinde inceleyebilirsiniz.

Atatürk Arboretumu giriş ücretlerini ve Atatürk Arboretumu ziyaret saatlerini güncel olarak takip etmek için ➜ tıklayın.

İsfanbul Eğlence ve Yaşam Merkezi

İstanbul Tema Park

Eyüp’e bağlı Yeşilpınar Mahallesi’nde bulunan bu eğlence merkezi ilk olarak Vialand ismiyle kurulduğu için daha çok bu isimle anılıyor. İçinde büyük bir AVM’nin de yer aldığı mekanda Roller Coaster, Adalet Kulesi, Çılgın Nehir, King Kong ve Viking gibi onlarca farklı oyun aktivitesi bulunuyor. İstanbul gezisine biraz da heyecan katmak isteyenler için İsfanbul Eğlence ve Yaşam Merkezi kaçırılmaz bir fırsat.

İsfanbul Tema Park giriş ücretlerini ve İsfanbul Tema Park ziyaret saatlerini güncel olarak takip etmek için ➜ tıklayın.

Belgrad Ormanı

Belgrad Ormanları İstanbul

İstanbul’un nadir ormanlarından biri Belgrad Ormanı.. Betonlarla kapatılmış bu güzel şehrin içindeki yeşil alanların gün geçtikçe azalıyor olması, Belgrad gibi ormanların değerini daha da artıyor haliyle. Ortalama 5500 hektarlık bir alana yayılan orman içinde yer yer piknik alanları, koşu ve yürüyüş parkurları ile çeşitli kafeler bulunuyor. İstanbul’un yorucu şehir yapısından bir süreliğine uzaklaşmak isteyenler için Belgrad Ormanı güzel bir seçenek.

# Aynalıkavak Kasrı (Tersane Sarayı): Haliç kıyısında, Kasımpaşa ile Hasköy arasında yer alan bu Osmanlı eseri, Sultan III. Ahmed döneminde Tersane Sarayı olarak bilinen eski binanın yerine yaptırılmıştır. Şehrin en büyük saraylarından biridir. Tersane Sarayı’ndan günümüze ulaşan tek bölüm olan Aynalıkavak Kasrı’nı şu an müze olarak ziyaret edebilirsiniz.

# Azapkapı Camii (Sokullu Mehmet Paşa Cami): Bu eser Unkapanı Köprüsü’nün başında, tersane kapısının tam karşısındadır. Azapkapı Camii, Sokullu Mehmet Paşa tarafından yaptırıldığı için padişahın ismiyle de anılır. Ünlü yapının mimarı ise Mimar Sinan’dır. Konumu nedeniyle caminin iç ve dış avlusu yoktur. 1986 yılında gerçekleştirilen çevre düzenlemesiyle bu görkemli eser daha belirgin bir biçimde açığa çıkmıştır.

# Binbirdirek Sarnıcı (Philoksenos Sarnıcı): Sultanahmet Camii ile Çemberlitaş arasında bulunan bu sarnıç, Bizans döneminde yapılan en büyük sarnıçlardan biridir. Senatör Philoksenos tarafından yaptırıldığı tahmin edildiğinden, eser onun adıyla da anılır. Bulunan birçok kalıntı, sarnıcın Lausus Sarayı ile bağlantılı olduğunu göstermektedir. Sarnıçta bulunan 224 sütundan 212 tanesi günümüze kadar sağlam şekilde ulaşmıştır.

# Bodrum Mesihpaşa Camii (Myrelaion Manastırı): İstanbul Laleli’de bulunan Myrelaion Manastırı, 8. yy’da burada bulunan bir kilise yıkıntısı üzerine kurulmuştur. I. Romanos Lekapenos buraya önce özel bir saray yaptırmış, sonra da burayı manastıra dönüştürmüştür. İmparator, karısı ve oğlu manastırın bodrum katındaki aile mezarlığına gömülmüşlerdir. Manastırın sadece bir duvar parçası günümüze kadar sağlam şekilde gelebilmiştir. Kilise ise II. Bayezid’in sadrazamı Mesih Paşa tarafından camiye çevrilmiştir.

# PTT İstanbul Müzesi: Eminönü’nde bulunan PTT İstanbul Müzesi, Tarihi Mısır Çarşısı ile Yeni Cami’ye yakın bir konumdadır. Müze; Posta – Telgraf – Telefon ve Pul Koleksiyonu bölümlerinden oluşmaktadır. 3200 m² alana sahip yapı 4 katlı olup, çini işlemeciliği ve Osmanlı mimarisi ile dikkat çekmektedir.

Müzenin Posta bölümünde posta hizmetlerinde kullanılan araç gereçler, posta çantaları, posta kutuları sergilenmektedir. Telefon ve Telgraf bölümlerinde, ilk defa 9 Eylül 1855 yılında Edirne-Şumnu arasına çekilen ilk telgraf hattı, telgraf cihazları, manuel ve otomatik telefon santralleri bulunmaktadır. Pul bölümünde ise Osmanlı Devleti’nden günümüze çeşitli pullar yer almaktadır. PTT İstanbul Müzesi aynı zamanda İstanbul Avrupa Yakası PTT Başmüdürlüğü olarak hizmet vermektedir.

# Rüstem Paşa Cami: Tarihi yapı, Tahtakale Hasırcılar Caddesi’nde bulunuyor. Kanuni Sultan Süleyman’ın damadı Sadrazam Rüstem Paşa tarafından Mimar Sinan’a yaptırılan caminin yapılış tarihi ise 1555-1561 yıllarıdır. Mimar Sinan için bu caminin ayrı bir önemi vardır. Çünkü kendisi ilk defa sekiz dayanaklı kubbe mimarisini Rüstem Paşa Camii’nde denemiştir. Merkezi planlı caminin alt kısmına depolar ve dükkanlar inşa edilmiştir. Dikdörtgen planlı caminin ana kubbesi dört fil ayağı üzerine oturtulmuştur. İç mekan geometrik ve bitki motifli İznik çinileri ile süslüdür. Caminin sağında bulunan minaresi tektir ve bir şerefelidir.

# İmrahor İlyas Bey Cami: Yedikule ve Samatya arasındaki ana caddenin arkasında yer alan yapı, İstanbul’daki Bizans ibadethanelerinin en eskilerindendir. Yapının Konsül Studios tarafından, 450-460 yılları arasında Vaftizci Yahya’ya ithafen yaptırıldığı tahmin ediliyor.

Zamanında 700 keşişin yaşadığı bu manastır, devrin en büyük teoloji merkeziydi. Ayrıca bu manastırda hazırlanan ikonalar, minyatürler ve el yazmaları tarihi açıdan çok önemli bir yere sahiptir. Bizans imparatorları Altın Kapı’dan geçtikten sonra burada bulunan kilisede ibadet eder, zor duruma düşen Bizans’ın ileri gelenleri canlarını kurtarmak için bu manastıra sığınırlardı. Latin istilası sırasında harap olan manastır, 1200’lü yıllarda onarılmış ve etrafı yüksek bir duvarla çevrilmiştir. İstanbul’un fethinden sonra II. Bayezid’in imrahoru İlyas Bey bu eseri camiye dönüştürmüş, yapı da onun ismiyle anılmaya başlanmıştır. Yaşadığı yangın ve deprem felaketlerinde çok defa zarar gören İmrahor İlyas Bey Cami, Osmanlı’nın son dönemlerinden bu yana hiç restore edilmemiştir. Bu sebeple günümüzde maalesef ibadethane olarak kullanıma uygun değildir. Eski kaynaklarda yapı içinin zengin mozaiklerle kaplı olduğu yazılsa da, bugün bu süslemelerden hiçbir iz yoktur. Mimari parçalar yapının zengin bir taş işçiliğine sahip olduğunu kanıtlamaktadır. Şayet bu önemli eser restore edilmezse, harabe olarak kaderine terk edilecektir!
 
 
# Hirami Ahmed Paşa Camii (Trullo Manastırı): Fatih Çarşamba’da bulunan Trullo Manastırı’nın (Hirami Ahmed Paşa Mescidi) ne zaman yapıldığı tam olarak bilinmemekle birlikte, kullanılan tekniğe göre 11. ya da 12. yy’lara ait olabileceği düşünülmektedir. Dış örtüsü tuğla-taş karışımı olan kilise, kapalı Yunan Haçı planlıdır. Orta mekan yüksek ve yuvarlak kasnaklı bir kubbe ile kapatılmıştır. Kilise, camiye çevrildikten sonra güney duvarına bir kapı açılmış ve çatıya ahşap bir minare yapılmıştır. Cami harap olduğu gerekçesi ile 1930 yılında kapatılmış, 1960’lı yıllarda yapılan restorasyon çalışmalarının ardından ise tekrar ibadete açılmıştır. Fakat bu yıllarda yapılan restorasyon çalışması birçok mimar tarafından eleştiri konusu olmuştur. Hirami Ahmed Paşa Mescidi, ufak ve pek bilinmeyen bir yapı olmasına rağmen, Türk-İslam mimarisinde önemli bir yere sahiptir. Tarihi yapı, günümüze pek az örneği bulunan ve dikkatle korunması gereken malakari tekniği ile yapılmış iç süslemelere sahiptir.

# Kumkapı: Marmara Denizi kıyısında, Ahırkapı ile Yenikapı arasında bulunan Kumkapı, İstanbul Avrupa Yakası’nın renkli semtlerinden biridir. Günümüzde daha çok meyhaneleriyle ünlü olsa da, Kumkapı semti sınırları içinde ve yakınlarında gezilip görülecek birçok tarihi yapı da bulunuyor. Örnek verecek olursak; Türkiye Ermenileri Patrikliği, Surp Vortvots Vorodman Kilisesi, Bezciyan Ermeni Okulu, Tavaşi Süleyman Ağa Camii, Nişancı Mehmet Paşa Camii, Kumkapı Ayia Panayia Elpida Rum Ortodoks Kilisesi ve Aya Kiryaki Kilisesi bu önemli yerlerden bazılarıdır.

# Nuruosmaniye Camii: Çemberlitaş Kapalı Çarşı girişinde bulunan bu cami; medrese, imaret, kütüphane, türbe, sebil, çeşme ve dükkanlardan oluşan bir külliyenin parçasıdır. Cami inşasına 1749 yılında, Sultan I. Mahmud döneminde başlanmıştır. Fakat I. Mahmud’un vefatı sebebiyle yapı 1755 yılında, 3. Osman döneminde bitirilmiştir. Cami, planı ve bezemesiyle Türk barok üslubunun ilk büyük örneklerinden biridir. Kemerlerle yükselen caminin mimarı Simon Kalfa’dır. 

# Fethiye Camii: Fatih Çarşamba’dan Haliç’e doğru inen yamaçta bulunan Fethiye Camii’nin binası esasında Pammakaristos Manastırı’nın kilisesidir. 13. yy. sonlarında Mihail Glabas tarafından yaptırıldığı bilinmektedir. İstanbul’un fethinden sonra Pammakaristos Manastırı ve Kilisesi, yüz yılı aşkın bir süre patriklik merkezi olarak işlev görmüştür. Yapı, Sultan III. Murad zamanında Fethiye ismi ile camiye dönüştürülmüştür. Camiye dönüştürülürken yapının apsis kısmı yıkılmış, yerine kıbleye dönük bir mihrap yerleştirilmiştir. Batı tarafına da bir medrese eklenmiştir. Günümüze kadar sağlam şekilde ulaşmış olan Fethiye Camii’nin kubbe ve duvarlarında 14. yy’a ait mozaikler yer almaktadır.

# Haliç: İstanbul gezinizin hakkını vermek istiyorsanız, en az bir gününüzü Haliç’e ayırmanızı tavsiye ederiz. İstanbul’un önemli simgelerinden biri olan Haliç, doğal güzellikleri ve tarihi eserleri ile ziyaretçilerine unutulmaz anlar yaşatan bir bölgedir. Girinti ve çıkıntıları ile bir baştan bir başa 8 km’lik uzunluğa sahip olan Haliç, akarsu vadisinin tektonik hareketler sonucu kırılması ve boğaz sularının buraya dolması ile oluşmuştur. İstanbul Avrupa Yakası’nı ikiye ayıran bir iç liman olan Haliç, coğrafi konumunun yanında doğal liman olmasıyla da tarih boyunca önemini her daim korumuştur. Burası verimli toprakları ve tatlı su kaynakları ile geçmişten günümüze bereketin sembolü Altın Boynuz ismi ile de anılmaktadır.

# Molla Zeyrek Camii (Pantokrator Manastırı Kilisesi): Molla Zeyrek Camii, Bizans dönemi yapısı Pantokrator Manastırı’nın kilisesi olup, Fatih’in Zeyrek semtinde yer almaktadır. Yapının inşasına 1124 yılında başlanmış, 1136 yılında da bitirilmiştir. Üç yapıdan meydana gelen kompleksin kuzeyinde eskiden Şefkatli Meryem’e adanmış bir kilise vardı. Bunun yanında da Baş Melek Mikael’e ithaf edilmiş bir mezar şapeli bulunuyordu. Komninos Hanedanlığı’ndan birçok isim bu şapele gömülmüşlerdir. Latin istilası sırasında Katolik Haçlılar tarafından el konulan ve yağmalanan manastır, bir takım sürgün olaylarına da ev sahipliği yapmıştır. Meryem’e ithaf edilen kilise de kapalı Yunan Haçı planında olup, güneyindeki kilisenin küçük bir kopyasıdır. Fetihten sonra yapı camiye çevrilmiştir. Manastır odaları da Fatih Medresesi yapılıncaya kadar medrese olarak kullanılmıştır. Cami adını medresenin müderrislerinden olan Molla Zeyrek’ten almıştır.

Pantokrator Manastırı Kilisesi

Avrupa Yakası’nda gezebileceğiniz diğer ibadethane ve türbeler;

  • Ahi Çelebi Camii
  • Ahrida Sinagogu
  • Arap Camii
  • Atik Mustafa Paşa Camii (Kristos Pantepoptes Kilisesi)
  • Caferağa Medresesi
  • Cerrah Mehmed Paşa Camii
  • Fener Rum Patrikhanesi
  • Gül Camii
  • Kaptan-ı Derya Kılıç Ali Paşa Camii
  • Piyale Paşa Camii
  • Şehzade Camii
  • Yahya Efendi Türbesi

İSTANBUL’UN EN GÜZEL TARİHİ CAMİLERİ (TIKLAYIN)

Avrupa Yakası’nda gezebileceğiniz diğer tarihi yapılar;

  • Baba Cafer Zindanı
  • Bozdoğan Kemeri (Valens Su Kemeri)
  • Bayıldım Kasrı
  • Esma Sultan Yalısı
  • Ihlamur Kasrı
  • Maslak Kasırları
  • Sepetçiler Kasrı
  • Siyavuşpaşa Kasrı
  • Tekfur Sarayı
  • Tophane Kasrı
  • Acemoğlu Hamamı
  • Ağa Hamamı
  • Ayasofya Hürrem Sultan Hamamı
  • Cağaloğlu Hamamı
  • Çemberlitaş Hamamı
  • Galatasaray Hamamı
  • Gedikpaşa Hamamı
  • Kılıç Ali Paşa Hamamı
  • Mihrimah Sultan Hamamı
  • Süleymaniye Hamamı
  • Beyazıt Kulesi
  • Laleli Taşhan (Çukurçeşme Hanı)

Çukurçeşme Hanı

Avrupa Yakası’nda gezebileceğiniz diğer müzeler;

  • Aşiyan Müzesi
  • Beşiktaş JK Müzesi
  • Büyük Saray Mozaikleri Müzesi
  • Doğançay Müzesi
  • Florya Atatürk Deniz Köşkü
  • Galatasaray Stadyum Müzesi
  • Halı Müzesi
  • Harbiye Askeri Müzesi
  • Hilmi Nakipoğlu Fotoğraf Makineleri Müzesi (Kamera Müzesi)
  • Hisart Canlı Tarih ve Diorama Müzesi
  • İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi
  • İstanbul Demiryolu Müzesi
  • İstanbul Sağlık Müzesi
  • İtfaiye Müzesi
  • Jale Kuşhan Balmumu Heykel Müzesi
  • Madame Tussauds İstanbul Müzesi
  • Marmara Üniversitesi Cumhuriyet Müzesi ve Sanat Galerisi
  • Masumiyet Müzesi
  • Pelit Çikolata Müzesi
  • Sadberk Hanım Müzesi
  • Santralistanbul
  • Saray Koleksiyonları Müzesi
  • Şair Adam Mickiewicz Müzesi
  • Şişli Atatürk Müzesi
  • Türkiye İş Bankası Müzesi
  • Ural Ataman Klasik Otomobil Müzesi
  • Yeşilköy Havacılık Müzesi
  • 500. Yıl Vakfı Türk Musevileri Müzesi

İSTANBUL’DA GEZİLECEK MÜZELER (TIKLAYIN)

İstanbul Müze Listesi

Avrupa Yakası’nda gezebileceğiniz diğer koru, bahçe ve tabiat parkları;

  • Bahçeşehir Gölet Parkı
  • Bakırköy Botanik Parkı
  • Baltalimanı Japon Bahçesi
  • Bayrampaşa Şehir Parkı (AdaPark)
  • Bebek Parkı
  • Beşiktaş Abbasağa Parkı
  • Beylikdüzü Yaşam Vadisi
  • Çatalca Antikköy Tesisleri
  • Çilingoz Tabiat Parkı
  • Göktürk Göleti Mesire Yeri
  • Kuruçeşme Cemil Topuzlu Parkı
  • Maçka Demokrasi Parkı
  • RönePark Yeşilköy
  • Sultangazi Mimar Sinan Kent Ormanı
  • Ulus Parkı
  • Yıldız Parkı (Yıldız Korusu)
  • Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi
  • 15 Temmuz Şehitler Hatıra Ormanı

Yavuz Sultan Selim Köprüsü

Avrupa Yakası’nda gezebileceğiniz en iyi 10 AVM;

  • Cevahir AVM / Şişli
  • Forum İstanbul / Bayrampaşa
  • Galleria AVM / Ataköy
  • İstinye Park / Sarıyer
  • Kanyon / Levent
  • Mall of İstanbul / İkitelli
  • Marmara Forum / Bakırköy
  • Marmarapark / Esenyurt
  • Torium AVM / Esenyurt
  • Vadistanbul AVM / Sarıyer

İstanbul'daki AVMler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir