Kapat
Truva Antik Hakkında Bilgiler

Türkiye’nin Unesco Dünya Mirası Listesi’nde yer alan ilk kültürel değerlerinden. Brad Pitt’in başrolünde oynayıp ortalığı toz duman ettiği Troy filmine konu olmuş, hakkından efsaneler yazılmış, yurdumuzun sınırları içindeki en eski arkeolojik yapılardan biri Troya Antik Kenti.

İlk amatör kazılar 1870 yılında Homeros’un İlyada (İliada) Destanı’nı okuyup etkilenen Schliemann tarafından yapılmıştır. Bu kazı uğruna servetinin büyük bölümünü harcayan Heinrich Schliemann, 1873 yılında bulmayı başardığı Truva Hazineleri’ni yurt dışına kaçırmış. Bu eserleri müzelere satmaya çalışan ama gerçekliğine kimseyi inandıramadığı için başaramayan Schliemann, 1890 yılında ölümünden çok kısa bir süre öncede Troya Hazinesi’ni Berlin Ulusal Müzesi’ne hediye etmiş.

2. Dünya Savaşı sırasında Rus saldırıları sonucu bölgenin yağmalanmasıyla günümüzde artık Truva’ya ait eserlerin çoğu Türkiye, Almanya ve Rusya arasında paylaşılmış vaziyette. Hazine bizim ama maalesef sahiplenen başkaları.

Truva (Troya) Tarihi

M.Ö. 3000’li yıllara kadar uzanmasıyla insanlık tarihinin en eski yapılarından biri olan Troya, tam 9 kez yıkılıp yeniden yapılmış ve farklı dönemlere ait 33 katman olduğu saptanmış.

Truva Tarihi

Bu haliyle oldukça karmaşık bir tarih ve mimari yapıya sahip olan Truva (Troya) Antik Kenti, daha kolay incelenebilmek adına, tarihsel dönemlere göre sıralanmış, roma rakamlarıyla ifade edilen bölümlere ayrılmıştır. Kazılar ve çalışmalar günümüzde hala devam etmektedir.

Bu ana dönemler ve bazı alt dönemler şu şekildedir;

  • Troya I: M.Ö. 3000 – 2600
  • Troya II: M.Ö. 2600 – 2250
  • Troya III: M.Ö. 2250 – 2100
  • Troya IV: M.Ö. 2100 – 1950
  • Troya V: M.Ö. 20. – 18. yy.
  • Troya VI: M.Ö. 17. – 15. yy.
  • Troya VIh: Geç Tunç Çağı M.Ö. 14. yy.
  • Troya VIIa: M.Ö. 1300 – 1190 Homerik Troya Dönemi
  • Troya VIIb1: M.Ö. 12. yy
  • Troya VIIb2: M.Ö. 11. yy.
  • Troya VIIb3: M.Ö. 950’ye kadar olan dönem
  • Troya VIII: M.Ö. 700 – 85 Helenistik Troya
  • Troya IX: M.Ö. 85 – M.S. 500 Roma Troya’sı
  • Troya X: M.S. 1200 – 1300 Bizans Dönemi

Truva (Troya) Antik Kenti Nerede? Nasıl Gidilir?

Truva Antik Kenti, Çanakkale’ye takriben 30 km. mesafe bulunan Kepez yolunu takip ettikten sonra biraz daha güney kısımda kalan Tevfikiye Köyü sınırları içerisindedir. Halk arasında Hisarlık olarak bilinir. Çanakkale’den kalkan toplu ulaşım araçlarıyla bölgeye gelebiliyorsunuz.

Truva (Troya) Antik Kenti Gezilecek Yerler

Eğer filmini izleyip, kitaplarını okuyup büyük bir gazla bu şehre gelirseniz muhtemelen epey bir hayal kırıklığına uğrayacaksınız. Çünkü böylesine tarihi olaylara şahit olmuş Troya Antik Kenti’nde gezilip görülecek çok az yer var. Kazı çalışmaları çok yetersiz kalmış ve bölgeye yeterince ışık tutulamamış durumda. Umarız dünyada isim yapmış bu harika topraklar gerçekten hakkettiği değere ulaşır.

Şehir meydanında Kültür Bakanlığı’nın yaptırdığı sembolik tahta atı ve Troya Antik Kent Müzesi’ni gezebilirsiniz. Atın içine girebiliyor ve üst katından bu tarihi şehri kuş bakışı seyredebiliyorsunuz.

Truva Gezilecek Yerler Truva Antik Kent Müzesi

Kısa notlar:

  • 2020 Truva Antik Kenti giriş ücreti için 42 TL hazırlayın. 🙂
  • Öğrenciler ve öğretmenler için ücretsiz.
  • Müzede hediyelik güzel eşyalar var. Pahalı 🙂
  • Müze kartı geçerlidir.
  • Kafe fiyatları yüksek. Tok gidin.
  • Otopark paralı.
  • Ahşap döşeme yollar ortama farklı bir hava katıyor.
  • Yaz aylarında dolaşmak zor olsa da, yol kenarlarında gölgelik dinlenme bankları var.
  • Çanakkale gezinize burayı katmadan gitmek ayıptır ve de günahtır. Mesafa 30 km.. Yapmayın!


# Burada şöyle bir uyarı yapalım. 2004 yapımı Troy (Truva) filminde kullanılan tahta at Çanakkale merkezde sahildeki meydanda sergilenmektedir. Tarihi antik kentteki at farklıdır. Filmde kullanılan atın tam olarak konumu burasıdır (tıklayın).

Truva (Troya) Antik Kalıntıları içerisinde ise ilk çağ kent savunmasının en önemli örneklerinden surlar, Athena Tapınağı, bouleuterion (meclis binası), agora, kutsal alan, hamamlar ve kentin sosyal yaşam alanı olan tiyatro bulunuyor.

Troya Efsanesi Hakkında Bilgi Troya Tatil Rehberi

Bölgeyi gezdiğinizde, bu kadar önemli bir mekanın ülkemiz sınırları içinde olmasından gurur duyacağınızdan emin olun. Tabii değerini bilemediğimiz için de üzülebilirsiniz. Fakat Truva bölgesi az önce de söylediğimiz gibi biraz karışık. Tam manasıyla anlamak ve o tarihi yaşayabilmek için bir rehberin olması şart. Kim bilir, belki bir gün Gezi Hocası size Truva rehberliği yapar. İnşallah diyelim. 😉

Troya Savaşı Efsanesi

Troya’nın popülerliği sadece bulunan tarihi kalıntılarından gelmiyor. Tarihin ‘aşk, kahramanlık ve uygarlık yuvası‘ olarak isimlendirdiği Troya (Truva) Antik Kenti üzerine destanlar yazılmış ve bu destanlar Troya’yı günümüze kadar daha da efsaneleştirmiştir. Bu eserlerden en ünlüsü ise Homeros’un İlyada (İliada) Destanı’dır.

Troya şehrinin kuruluş efsanesine göre deniz perisi Thetis ile denizler tanrısı Okeanos’un kızı Elektra, Zeus’un eşi olan Dardanos’u dünyaya getirmiştir. Dardanos’un torunu İlus da Troya kentini kurmuştur.

Şehrin kuruluşu gibi, dünyaca ünlü Troya Savaşı’nın temelleri de mitolojik bir hikayeye dayanır. Tüm zamanların en iyi savaşçısı olarak gösterilen ve yarı tanrı olan Akhilleus’un babası kral Peleus ile deniz tanrıçası Thetis için Olympos’ta bir düğün merasimi yapılır. Bu düğüne çağrılmayan nifak tanrıçası Eriş çok sinirlenir ve intikam almak ister. Üzerine ‘en güzele’ diye yazdığı altın elmayı tanrıçaların masasına atarak, adına yakışır bir şekilde nifak tohumu ekip, en güzel benim diyen tanrıçalar arasında kavga çıkmasına sebep olur.

Günümüz dünyasında düğüne çağrılmayan sıradan bir akrabanın bile ne nifak tohumları ekebilecek kapasitede olduğunu düşününce, nifak tanrıçasını düğüne çağırmamak için kafayı yemiş olmak lazım galiba.

Bu olayda Tanrıların Kralı Zeus’tan hakemlik yapması istenir. O da İda Dağı’nda çobanlık yapan Paris’i hakem olarak seçer. Paris, Troya’ya uğursuzluk getireceği için yıllar önce İda Dağı’na ölmesi için bırakılmış ama ölmeyip bir ayı tarafından büyütülerek cesur bir savaşçı haline gelmiş, Troia Kralı Priamos’un oğludur.

Tarihte bilinen ilk rüşvet verme olayı burada gerçekleşir. Hera, Aphrodite ve Athena altın elmayı kendisine vermesi için Paris’e çeşitli vaatlerde bulunurlar. Paris, altın elmayı kendisine “Sana dünyanın en güzel kadınını vadediyorum” diyen Aphrodite’e verince, Troya’nın sıkıntılı tarihi başlamış olur. Bu duruma bozulan diğer tanrılar Paris’e lanet ederler ve ülkesini felaketlere uğratmaya yemin ederler.

Troya’ya gelen Paris’in İda Dağı’nda ölüme terkedilen prens olduğu anlaşıldığında, kendisi saraya davet edilir. Yunanistan’a giden Paris, davet esnasında Sparta Sarayı’nda Menelaos’un dünyalar güzeli eşi Helene ile tanışır ve ona aşık olur. İki sevgili Aphrodite’nin yardımıyla şehirden kaçarak Troya’ya dönerler ve böylece Akhalar ile Troya halkı arasında yaklaşık 10 yıl sürecek olan Troya Savaşı’nın sebebi oluşmuş olur.

Mesele yine bir kız davası yani anlayacağınız..

Troya seferi için asker toplamaya başlayan Yunanistan’da ordunun başkomutanlığına Mykene Kralı Agamemnon seçilir. Agamemnon 100.000 kişilik bir ordu toplar ve 1000 gemi ile Troya seferine çıkar. Troya’da ise Troya Kralı Priamos’un büyük oğlu Hektor komutasında Anadolu’nun dört bir yanından gelen kuvvetler toplanır ve Troya’yı savunmak için birleşirler.

Akhilleus Ve Troya Savaşı

M.Ö. 1180 tarihli olduğu söylenen bu savaşın son 51 günü Homeros’un İlyada (İliada) Destanı’nda anlatılır. Bu destanda savaş Hektor’un ölümüyle son bulur, bundan sonra yaşananları ise başka yazarlardan öğrenebiliyoruz.

‘Truva Atı’nın Hikayesi

Hektor’u öldüren Akhilleus, bir kayanın arkasına saklanan Paris’in oku ile topuğundan vurularak öldürülür. Tüm hızıyla devam eden savaşta iki taraf birbirine bir türlü üstünlük sağlayamamaktadır. Akhalıların en akıllı krallarından Odysseus’un aklına çok zekice bir fikir gelir ve bir tahta at yapma teklifini ortaya atar.

Plana göre Akhalılar savaştan artık yorulmuş ve  geri çekiliyor gibi gözüküp, geride çok büyük bir tahta at bırakacaklar. Odysseus ve diğer büyük komutanlar atın içine gizlenirken, diğerleri denize açılıp gemileri Tenedos’un (Bozcaada) arkasına, Troyalıların onları göremeyeceği bir şekilde gizleyeceklerdir. Planı aynen uygularlar.

Savaşın bittiğini düşünen Troyalılar bu atın tanrılardan gelen bir armağan olduğuna inanır ve  barışın bir sembolü olarak tahta atı şehrin içine alırlar. Aynı gece zafer kutlamalarıyla coşup, sarhoşluğun etkisiyle sızdıklarında, atın içinden çıkan Akhalı savaşçılara gafil avlanırlar. Ordunun geri kalanını da kapıyı açarak içeri alan komutanlar tarafından artık büyük bir katliam başlamıştır. O gece Troya şehri tamamen yakılıp yıkılır. Ama bu ne ilk ne de son yıkılışıdır.

Truva atı için tarihin bilinen ilk trojen virüsü denilebilir aslında.

ASSOS ANTİK KENTİ GEZİ REHBERİ (TIKLAYIN)

Çanakkale Uluslararası  Troia Festivali

Dünya barışı üzerine kurulu teması ile her yıl 9-16 Ağustos tarihleri arasında yapılan Uluslararası Troia Festivali, Çanakkale Belediyesi öncülüğünde gerçekleştirilmektedir.

Festivalin amacı insanları kültür ve sanat etkinlikleri ile buluşturmak, bu alandaki faaliyetleri arttırmaktır. Bununla birlikte dünya mirasımız olan Troia Antik Kenti’nin kültürünü, Türk ulusunun bağımsızlık simgesi Çanakkale Zaferi’ni sanatsal etkinliklerle kaynaştırmak ve dünya kültürlerini birbiri ile buluşturmaktır.

Festival için kurulan etkinlik alanı dışında mahallelere kadar yayılan ve çocuklar için özel olarak düzenlenen alanlarda da faaliyetler düzenlenmektedir. Bu alanlarda yapılan konserler, tiyatro oyunları, dans gösterileri festivale ayrı bir renk katmaktadır.

ÇANAKKALE GEZİLECEK YERLER (TIKLAYIN)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir