Kapat
Manisa Kula Gezilecek Yerler

Manisa, Spil Dağı ile Gediz Nehri arasındaki verimli topraklarda kurulmuş bir şehirdir. Lidya uygarlığının merkezi olan Sardes (Salihli) kentinden başlayıp Mezopotamya’ya uzanan Kral Yolu’nun başlangıç noktası olması sebebi ile tarihin her döneminde önemini korumuş bir ilimizdir.

Kral Midas ve Altın Dokunuş Efsanesi

‘‘Şarap Tanrısı Dyonisos’un can yoldaşı yaşlı bir Satir olan Silenos, Lidya dağ ve ormanlarında dolaşırken uyuyakalır. Silenos’u bulan köylüler, boynundaki çiçek çelenkleriyle onu bağlayıp köylerine götürürler. Kral Midas, Silenos’u tanır ve misafir eder. Bir süre sonra Dyonisos’a götürür. Dyonisos, Midas’ı ödüllendirmek için; “Dile benden ne dilersen” der. Midas; “Tuttuğum altın olsun’’ dileğinde bulunur. Midas istediğine kavuşur kavuşmasına da yiyecek ve içeceklerinin de altına dönüşmesinden pek hoşlanmaz. Dyonisos’a giderek, onu eski haline dönüştürmesini ister. Şarap Tanrısı, Midas’a Sardes kentine sırtını dönerek Sardes ırmağının kaynağına çıkmasını söyler ve onu eski haline döndürür.’’

Manisa tarihinden kısaca bahsettikten sonra antik kentleri, doğal güzellikleri ve tarihi camileriyle göz dolduran Manisa’da gezilecek yerler listemize geçelim.

Kısaca Manisa Tarihi

Eski çağlarda Lidya sınırları içinde bulunan Manisa’nın ilk olarak ne zaman ve kimler tarafından kurulduğu bilinmemektedir. Ama M.Ö. 2 bin yılında ilk yerleşimin Yarıkkaya mevkiinde olduğu, M.Ö. 12.yy başlarında da istilalar sonucu yok olan yerleşimin Sypilos adında yeniden kurulduğu tahmin edilmektedir.

Antik çağlarda şehrin kurucuları Yunanistan’da yaşayan Magnetlerdir. Magnesia ad Sipylum adı ile kurulan kent “Büyük Şehir” anlamına gelmektedir. Roma Dönemi’nde kullanılan ismi Magnesia ad Sipylum, magnezyum ve mıknatıs kelimelerinin kökenini oluşturur.

Manisa daha sonra sırası ile Hitit Krallığı, Frigler, Yunanlılar, Lidya Devleti, Pers İmparatorluğu, Roma Devleti ve Bizanslılara ev sahipliği yapmıştır. Kent Erken Hristiyanlık Dönemi açısından taşıdığı anlamın yanında, Saruhanoğulları Beyliği’ne başkentlik yapmış, Şehzadelerin yönettiği en önemli sancaklardan biri olarak da tarihteki yerini almıştır. Manisa’nın 1313 yılında, Regaip kandilinde Osmanlı Devleti’nin topraklarına katıldığı bilinmektedir.

Manisa Soma Eski Resimleri

Sardes Antik Kenti

Sardes, Manisa’nın Salihli ilçesinden 7 km. geride, Sart Mustafa Köyü ile iç içe olan ören yeridir. Lidya Devleti’nin başkenti konumunda bir yerleşimdir.

Kentteki ilk yerleşim Tunç Çağı’nın (M.Ö. 3000-1200) sonlarına kadar inmektedir. Bu çağın sonunda istilalarla yakılıp yıkılan Sardes’in başına Trak kökenli Heraklid ailesi geçmiştir. M.Ö. 6.yy’da Lidya’nın doğal zenginlikleri ve özellikle altın madenleri nedeni ile Sardes, Batı Anadolu’nun sanat ve kültür merkezi olmuştur.

Bilinen tarihe göre paranın ilk basıldığı yer burasıdır.

Hristiyanlığın yayılmasında etkili olan piskoposluk merkezlerinden biri olarak inanç turizminde de etkilidir. Manisa aynı zamanda Yahudilerin tarihinde de büyük öneme sahiptir. Çünkü bu şehir Yahudilerin Anadolu’da ilk yerleşim yeridir.

Birçok kısmının günümüze kadar sağlam olarak geldiği kentin kaplıcası, çeşmesi, tapınağıyla, duvar işlemeleri ziyaretçileri adeta bir masalın içine alıyor. Duvarlarında üç boyutlu resimlerin yer aldığı bu antik şehir sadece Manisa’nın değil ülkemizin en önemli antik kentlerinden biridir. Öyle ki, sadece bu antik kenti görmek için Manisa’ya gidebilirsiniz.

Sardes, Anadolu’daki benzer yapıların en büyüğüdür.

Manisa Antik Kentler

# Akrapol: Kentin akropolü ovaya hakim bir konumda, sarp ve ulaşımı zor bir tepeye kurulmuştur. Akropolü çevreleyen surlar Lidya dönemine aittir. Tepenin güneyinde görülen duvarları ise Bizanslılar yapmıştır.

# Gymnasium: Roma dönemine ait anıtsal yapı kentin en görkemli binasıdır. Üç bölümden oluşan yapının birinci bölümü hamam, ikinci bölüm törenlerin yapıldığı mermer avlu, üçüncü bölüm ise palaestra (antrenman alanı)’dır. Buradaki sütunlar Erken Bizans mimari başlıkları ile göz alıcıdır.

# Sinegog: 2.yy sonunda burada yaşayan Yahudi cemaati için yapılan bazilika planlı sinagogun avlusundan sonra ulaşılan ana bölümde, Tevrat dolapları yer almaktadır. Anayolun hemen kenarında bulunan sinagog, Sardes’in en iyi durumdaki yapısıdır.

# Artemis Tapınağı: Tapınak ilk defa M.Ö. 5.yy’da Lidya Kralı Kroisos tarafından bir sunak olarak yaptırılmıştır. M.Ö. 300 yılında asıl tapınağın temelleri sunağın üstüne atılmış, önce kült heykellerin muhafaza edildiği cella bölümü bitirilmiştir. M.Ö. 175-150 yılları arasında yapıya tapınağı çevreleyen sütunlar eklenmiştir. 150 yıllarında ise tapınak Artemis ve Zeus’un yerine geçmek isteyen imparator Antoninus Pius ve karısı Faustina’ya adanmıştır. Hristiyanların egemen olduğu 4.yy’da ise tapınağın güneydoğu tarafına bir kilise inşa edilmiştir.

Sardes… Büyülenmemek elde değil..

Manisa Sardes Nerede

Bintepeler Tümülüsleri

Salihli – Akhisar yolu üzerinde, Sardes Antik Kenti’ne yakın bir konumda, Marmara Gölü tepelerinde yer alan yaklaşık 75 tümülüs bulunuyor. En doğuda bulunan tümülüsün Kral Alyattes’e ait olduğu bilinmektedir. Oldukça dikkat çekici olan bu mezar 69 metre yüksekliğindedir.

Diğer tümülüsler ise Likya krallarına ve devlet ileri gelenlerine aittir. Bu tepecikler Anadolu’da bulunan en büyük tümülüslerdir.

Manisa Gezilecek Yerler

Aigai (Aiolis) Antik Kenti

Manisa’da çok sayıda ören yeri vardır. Bunlardan biri olan Manisa il merkezindeki Aigai Antik Kenti geçirdiği depremlerle oldukça fazla zarar görmüş ve henüz burada kazı çalışması yapılmamıştır. Kentte tapınak, stadyum, agora gibi kalıntılar bulunmaktadır.

Aigai Antik Kenti, Manisa’ya bağlı Köseler Köyü yakınında, Gün Dağı üzerinde bulunmaktadır. Kentin dağlık, sarp kayalar üzerine kurulmuş olması düşman devletler tarafından yağmalanmasını engellemiştir. Dolayısı ile stoa, tiyatro, Demeter ve Kore tapınakları, stadyum ve bouleuterion kalıntıları günümüze kadar ulaşabilmiştir. Üçgen bir alanı çevreleyen kentin surlarının güney batısında bulunan sur kapısı oldukça sağlam durumdadır.

Geç Helenistik Çağ yapısı olan kentin agorası “L” şeklindedir. Üç katlı agoranın alt kattaki dükkanları iki bölümlü kare mekanlardan oluşmaktadır. Orta kat depolar için üst kat ise seyirlik olarak ayrılmıştır. Tiyatronun yanında bulunan mabet Tanrıça Demeter’e adanmıştır. Tiyatronun altındaki teras ise gymnasion yapısıdır. Etrafındaki mimari parçalardan gymnasion’un iki katlı ve geniş bir palaestrası olduğu anlaşılmaktadır.

Kentin doğu yamacında bouleuterion, güney yamacında ise birçok lahidin bulunduğu nekropol yer almaktadır.

Manisa Tarihi Yerler

Thyateira Antik Kenti

Manisa’nın Akhisar ilçesinde yer alan Thyateira Antik Kenti güçlü yöneticileri, kalabalık nüfusu ile Likya’nın önemli kentlerindendir. Sardes’ten Ninova’ya kadar uzanan Kral Yolu’nun da buradan geçmesi kentin önemini bir kat daha artırmıştır.

Hristiyan dünyasında önemli yeri olan yedi kiliseden biri bu kentte yer almaktadır. Tahrif edilen Hristiyanlık inancına göre Hz. İsa’nın Tanrı’nın oğlu olduğu sözünün ilk kullanıldığı yer de burasıdır.

Akhisar’da antik kent ile ilgili kalıntı oldukça azdır. Yapılan kazılarda Roma ve Erken Bizans dönemlerine ait yapı kalıntıları gün yüzüne çıkarılmıştır. Çok beklenti içinde olmamanızı tavsiye ederiz. Hele önce Sardes’e gittiyseniz burası size çok basit gelecektir. 🙂

Thyateira Antik Kenti Akhisar

Manisa’da bulunan diğer antik kentler ise; Demirci’deki Saittai (Sidas) Antik Kenti ve Gördes’teki Julia Gordos Antik Kenti’dir.

Manisa Mevlevihanesi

Spil Dağı eteklerinde yer alan Manisa Mevlevihanesi, İshak Çelebi’nin yaptırdığı Ulu Cami külliyesinin bir parçası durumundadır. 1368-69 yılları arasında inşa edilen Mevlevihane, Mevleviliği Batı Anadolu’da yaymak ve yaşatmak amacı ile kurulmuştur.

Semahanesi-mescidi, mutrıp yeri, altı derviş hücresi, harem ve selamlığı, matbahı ve kileri bulunan dikdörtgen planlı Mevlevihane’nin üzeri toprak damla örtülmüştür.

Medresenin alt katı kapalı avlu planlıdır. Kare planlı orta avlu semahane olarak, burada bulunan odalardan biri de mescit olarak işlev görmüştür. Mevlevihane’nin ikinci katı ise derviş hücreleri, orta avlu ve odalar üzerinde yer alır ve “U” şeklindedir.

Manisa Mevlevihanesi Hakkında Bilgi

Manisa Ulu Camii ve Külliyesi

Cami, medrese, türbe ve sibyan mektebinden oluşan Manisa Ulu Cami ve Külliyesi, Sandıkkale Tepesi yamacında, Saltukluoğlu Beyleri’nden Fahrettin İlyas Bey tarafından 1366 yılında yaptırılmıştır.

Yapımında devşirme mermer blokların yanında kaba yontma taş ve tuğlanın da kullanıldığı cami iki bölümden meydana gelmektedir. Caminin önünde bir iç avlu ile kapalı bir alan yer almaktadır.

Camiye merdivenle ve oldukça sade bir girişle ulaşılır. Revaklı iç avlu kuzeyde tek, doğu ve batıda iki katlıdır. Sütun başlıkları Roma ve Bizans dönemine ait olmakla birlikte Türk başlıkları da kullanılmıştır. Avlunun ortasında sekizgen mermer bir şadırvan bulunur.

Medrese 1378 yılında camiye bitişik olarak inşa edilmiştir. Medreseye cami avlusunun batısındaki kapıdan ulaşılabilir fakat medresenin ana girişi kuzeydedir. Giriş kapısı oldukça yalındır. Kapı üzerine bir kuşak şeklinde kitabe yer almaktadır.

İshak Çelebi Türbesi medresenin doğusunda yer almaktadır. Türbenin giriş kapısı yüksektir ve iki yanında kırmızı mermerden iki sütun vardır. Kare planlı türbe bir kubbe ile örtülüdür. Türbe içinde İshak Çelebi’nin sandukasının yanında kime ait olduğu bilinmeyen üç sanduka daha yer almaktadır.

Sibyan mektebi günümüze ulaşamamıştır. Yapının tek kubbeli olduğu, bir süre ilkokul olarak kullanıldığı bilinmektedir.

Manisa Camileri

Manisa Muradiye Camii ve Külliyesi

Manisa’nın Spil Dağı eteklerinde bulunan Muradiye Külliyesi cami, medrese, imaret ve dükkanlardan oluşmaktadır. 19.yy’da bu topluluğa bir de kütüphane eklenmiştir. Külliye III. Murat tarafından 1583-1585 yılları arasında yaptırılmıştır. Caminin Mimar Sinan tarafından tasarlandığı bilinmektedir.

Külliyenin etrafı kesme taştan inşa edilmiş, alçak avlu duvarlar ile çevrilidir. Külliyeye giriş cami ile medrese arasında, basık kemerli kapıdan sağlanır.

Caminin son cemaat yeri beş bölümlüdür. Bölümlerin üzeri küçük kubbeler ile örtülüdür. Giriş kapısı sade olup kapının iki yanındaki sütunçelere kum saati şeklinde form verilmiş ve oldukça dikkat çekicidir.

Caminin ibadet mekanı, merkezi bir kubbe ile örtülüdür. Kubbe pandantifli olup kasnağı üzerinde 18 pencere bulunmaktadır. Minber, beyaz mermer profille çevrelenmiştir ve iki yanında bulunan kum saati şeklindeki sütunçeleri ile dikkat çekicidir. Mihrap üzerindeki çini ayet panosunda Fatiha Suresi yazılıdır. Minber korkulukları mermerden oyulmuştur ve tek parçadır. Hünkar mahfili caminin güneydoğu köşesindedir ve korkuluk levhaları oyma şebekelerden yapılmıştır. İbadet mekanını süsleyen İznik çinileri 16.yy eseridir. Kubbe içinde ise kalem işi bezemelere yer verilmiştir.

Caminin iki minaresi vardır. Minareler tek şerefelidir. Zamanla yıkılan minareler 1955 yılında yeniden yapılmıştır.

İmaret dikdörtgen planlıdır ve kare bir avlusu vardır. Avlunun dört tarafı revaklarla çevrilidir. Revakların arkasında ise mutfak, yemekhane ve depolar sıralanmıştır.

Kütüphane, Karaosmanoğullarından Hüseyin Ağa tarafından 1812 yılında yaptırılmıştır. Sekizgen planlı kütüphane kesme taş ve tuğladan inşa edilmiştir. Üzeri ise bir kubbe ile örtülüdür. Binaya beş basamaklı bir merdiven ile ulaşılır.

Muradiye Cami ve Külliye

Manisa Müzesi (Medrese)

Bu medrese bugün Manisa Müzesi olarak kullanılmaktadır. Muradiye Külliyesi’nin Medrese ve İmarethanesi’ndeki iki ayrı bölümde etnografik ve arkeolojik eserler sergilenmektedir.

Medrese, cami ile imaret arasında yer almaktadır. Kesme taş ve tuğladan inşa edilmiş medrese dikdörtgen planlıdır. Medrese odaları revaklı avlunun etrafında sıralanmış, odaların içinde de ocak ve dolap nişleri bulunmaktadır. Medresenin güneyinde dışarı çıkıntı veren dershane bölümü yer alır. Dershane bölümünün her iki yanında üçer oda yapılmıştır.

Manisa Müzesi’nde Sardes kazılarında elde edilen buluntular, lahitler, mozaikler, mezar taşları, büstler, cam ve fildişi eserler, altın, gümüş ve bronz sikkeler, Saruhanoğulları döneminden Osmanlı dönemine kadar yöredeki halk kültürüne ait araç-gereç, çini örnekleri, yazma eserler, dini eserler, yöre mimarisine ait bazı parçalar görülebilir.

Manisa Sultan Camii ve Hafsa Sultan Külliyesi

Cami, sibyan mektebi, hankah, imaret ve iki medreseden oluşan yapılar topluluğu Yavuz Sultan Selim’in karısı Ayşe Hafsa Sultan tarafından 16. yüzyılda yaptırılmıştır. Yapı bünyesinde bulunan darülşifa ve çifte hamam sonradan eklenmiştir. Dış medrese, hankah (özellikle derviş vs. gibi din adamlarının geçici olarak konaklaması işlevine hizmet eden yapı) ve imaret günümüze gelememiştir.

16.yy Klasik Osmanlı Mimarisi’nin güzel bir örneği olan Sultan Cami, buradan halka atılan mesir macunu ile çok meşhurdur. Cami kesme taş ve tuğladan yapılmıştır. Önünde beş bölümlü bir cemaat yeri vardır. İbadet mekanı merkezi kubbe ile örtülüdür. Caminin minberi mermerden oyulmuştur ve kabartmalıdır. Caminin iç duvarları çini, kubbeleri ise kalem işi ile bezelidir. Taş kaide üzerinde yükselen caminin iki minaresi yuvarlak gövdeli ve tek şerefelidir.

Kadınlar ve erkekler için planlanan çifte hamam, caminin kuzeydoğusundadır. Dikdörtgen planlı hamam sıcaklık, ılıklık ve soyunma odasından oluşmaktadır. Kuzey kısmı kadınlara ait olan yapıda, erkeklere ayrılan bölüm de aynı mimariye sahiptir.

Kareye yakın dikdörtgen planlı Darüşşifa’nın batısında üç, doğusunda iki, kuzeyinde ikişer kare odası ve bu odalarda da ocaklar bulunuyordu. Uzun süre yıkıntı halinde olan yapı 1950’li yıllarda onarılmıştır.

Manisa’da Bulunan Diğer Önemli İbadethaneler;

  • Ayn-ı Ali Cami / Alaybey Cami / Alaşehir Şeyh Sinan Cami
  • Akhisar Paşa Cami / Akhisar Ulu Cami
  • Çeşnigir Cami
  • Dilşikar Cami ve Külliyesi / Derviş Ali Cami
  • İvaz Paşa Cami / İbrahim Çelebi Cami
  • Hatuniye Cami ve Külliyesi
  • Lala Paşa Cami
  • Hüsrev Ağa Cami / Halime Hatun Cami ve Külliyesi
  • Gölmarmara Şahuban Cami
  • Kula Kurşunlu Cami / Kırkoluklu Cami
  • Revak Sultan Türbesi
  • Minareli Cami Bedesteni
  • Saruhan Bey Türbesi / Sinan Bey Medresesi / Sarabat Cami
  • Yeni Cami ve Külliyesi / Yıldırım Beyazıt Cami / Yedi Kızlar Türbesi
  • Yirmi İki Sultanlar (Şehzadeler) Türbesi / Yunus Emre Ve Tapduk Emre Türbesi

Kula Volkanik Jeoparkı ve Kula Peribacaları

Manisa’nın doğal güzellikleri arasında yer alan Kula; Manisa iline 124 km. uzaklıktadır. Manisa’dan belirli aralıklarda otobüs seferleri düzenlenmekte olan Kula ilçesine ulaşım kolaylıkla sağlanabilmektedir.

Türkiye’nin uluslararası alanda ilk jeoparkı olma yolunda ilerleyen ilçede, 300 kilometrekarelik bir alanı kapsayan Kula Volkanik Jeopark için UNESCO’dan onay çıkmıştır. Dünyanın dört bir yerinden ziyaret için gelinen jeoparkı mutlaka siz de görmelisiniz.

Kula ilçesinde yer alan peribacaları her yıl yerli ve yabancı birçok turistin ilgisini çekmektedir. Kula ilçesi ve çevresinin jeolojik yapısı volkanik olduğu için, akarsu aşındırmaları bu yapıyı öğüterek, doğal ve estetik bir yeryüzü şekli olan peribacalarını ortaya çıkarmıştır. Bilindiği gibi peribacaları volkanik püskürmeler sonucu çevreye yayılan lavların kuruması ile olan şekillerdir. Bu sebeple Manisa ve çevresinde birçok sönmüş volkanik dağ olduğunu görebiliyoruz. Bundan dolayı eskiden Manisa’ya Katakuemena yani ‘Yanık Ülke‘ denilmekteydi.

Manisa Gezilecek Yerler

Tarihi Kula Evleri

Dar sokakları, sıralanmış taş ve ahşap evleri ile tarih kokan bu sokakları görmelisiniz. 18. ve 19. yüzyıla ait olan bu evler genellikle iki katlı bir yapıya sahip. Cumbalı tasarımları ve saçaklı süslemeleri bulunan bu yapılar bizi Osmanlı tarihine sürüklüyor. Kula’daki sivil mimarinin en güzel örnekleri olan evlerin yüksek taş duvarlarıyla çevrili avluları da bulunuyor. İlçe sınırları içinde bulunan Kula Kenan Evren Etnografya Müzesi de yöre kültürünü yansıtması açısından önemlidir. Kule ilçesi tümüyle Manisa gezilecek yerler listesinde olmayı hak ediyor.

Manisa Kula Gezilecek Yerler

Manisa Kaplıcaları

Manisa şifalı sular ve kaplıcalar açısından zengin illerimizdendir. Emir kaplıcasından kısaca bahsedip diğer kaplıcaların da isimlerine yer vererek yazımıza devam edelim.

Kula Emir Kaplıcası

Manisa’nın Kula ilçesine 18 km. uzaklıktaki dağ yamacında yer alan Emir Kaplıcası, sularının yapısında bulunan doğal minerallerden ötürü romatizma, kadın hastalıkları, safra kesesi ve karaciğer hastalıklarında çok etkilidir.

Emir kaplıcalarının çevresinde geçmiş medeniyetlere ait hamam kalıntıları da bulunmaktadır. Bu sebeple kaplıcaların çok eskilere ait aktif bir kullanımının olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca bu kaynak sular ile hamam yapma fırsatı da yakalayabilirsiniz.

Manisa’da Bulunan Diğer Şifalı Kaplıca Suları;

  • Kurşunlu Kaplıcaları / Salihli
  • Sert Kaplıcaları / Salihli
  • Urganlı Kaplıcası / Turgutlu
  • Saraycık Kaplıcaları / Demirci
  • Hisarcık Kaplıcaları / Demirci
  • Menteşe Kaplıcası / Soma
  • Sarıkız Ilıcası ve Maden Suyu / Alaşehir

Manisa Şifalı Sular

Marmara Gölü

Manisa il merkezine 65 km. uzaklıkta bulunan Marmara Gölü deniz seviyesinden 75 m. yüksekliktedir. 3400 m²’lik bir alanı kaplayan göl ortalama 4 metre derinliğindedir.

Marmara Gölü’nün etrafı Manisa’nın en verimli topraklarıdır. Çevresi çok sulak olduğu için tarım arazileri bulunmakta ve hayvancılık yoğun olarak yapılmaktadır. Etrafı ve getirileri ile çok doğal bir ortama ev sahipliği yapan Marmara Gölü, ülkemizin görülmeye değer eşsiz doğal güzelliklerden biridir. Ayrıca doğal ortamda yaşayan zengin kuş çeşidi ve göl içerisindeki balıkçılık faaliyetleri de Marmara Gölü’ne farklı bir hava katmıştır.

Manisa Doğal Güzellikler

Manisa Kalesi

Spil Dağı’nın kuzey yamaçlarında, 350 metre yükseklikteki Manisa Kalesi’nin ilk yapım tarihi bilinmemektedir. Günümüze gelen kalıntılar ise Bizans İmparatorluğu döneminde yapılmış, 1222 yılına aittir. Kaleyi Saruhanoğulları ve Osmanlı Devleti de kullanmış ve zaman zaman onarımdan geçirmişlerdir.

İç ve dış kale olmak üzere iki bölümden oluşan kalenin iç kale kısmında 13 tane burç yer almaktaydı. Dış kale ise oldukça geniş bir alana yayılmıştır. Fatih Sultan Mehmet zamanında kale içine cami, sarnıç ile ev ve depo yapılmıştır. Günümüze kaleden sadece duvar kalıntıları kalmıştır. Büyük beklentiye girmeden ziyaret edebileceğiniz mekanlardan biri.

Bununla beraber Yoğurtçu Kalesi de şehrin diğer bir tarihi kalıntılarındandır. Buraya eklemiş olalım. Sonra “Vay efendim böyle bir yer vardı da niye söylemediniz?” olmasın.

Manisa Gezilecek Tarihi Yerler

Manisa Şehzadeler Parkı

Manisa Belediyesi tarafından çok ciddi maliyetlerle yaptırılan, Manisa tarihinden ve Türk İslam Dünyası’ndan önemli eserler bulunan bir minia şehir. Yürüyüş yolunda ilerlerken karşınıza çıkacak şehzade figürleri, masal parkı, çizgi film kahramanları, mesir macunu dağıtımının canlandırması ve mesir müzesi görülmeye değecek kadar güzel. Hele bir de yanınızda çocuğunuz varsa bambaşka güzel..

Manisa’da Gezilebilecek Diğer Yerler

Yukarıda detaylandırmadığımız, Manisa sınırları içinde koruma altına alınmış ve görülmeye değer kültürel, tarihi ve doğal mekanlardan bazıları;

  • Rum Mehmet Paşa Bedesteni
  • Yeni Han
  • Kurşunlu Han
  • Darkale Evleri
  • Manisa Darphanesi
  • Saint Jean Kilisesi / Alaşehir

Manisa Gezilecek Yerler

Manisa Mesire Yerleri

Manisa, nüfus yoğunluğuna göre bolca doğal dinlenme ve piknik yapma alanına sahip illerimizden biridir. Bu mesire alanlarından bazılarına birlikte göz atalım.

# Çınarlı Çeşme

Manisa’nın mesire ve dinlenme yerlerinden biri olan, muhteşem bitki örtüsüne sahip Çınarlı Çeşme, Manisa Osmancalı üzerinde, Manisa’ya 26 km. uzaklıktadır. Piknik yapabileceğiniz ve doğa ile başbaşa kalabileceğiniz alanda güzel vakit geçirebilirsiniz.

# Süleymanlı Çamlığı

Manisa’nın doğal güzellikleri arasında yer alan çamlık, Süleymanlı kasabasına yakın Kırkağaç yolunun 12. km’sinde, mükemmel bitki örtüsüne sahip orman içinde kurulu bir alandır. Piknik alanı bulunan çamlıkta muhteşem doğa ile başbaşa kalarak harika bir haftasonu geçirebilirsiniz.

# Güldürdek Yaylası ve Ormanı

Manisa’nın dinlenme yerlerinden biri olan Güldürdek, Demirci’ye 22 km. uzaklıkta, Söğütçük Köyü yolu üzerinde yer almaktadır. Karaçam Ormanı içinde bulunan alan güzel bitki örtüsüne sahip göletleri, piknik alanı ve oyun alanları ile huzurlu vakit geçirip dinlenebileceğiniz mesire alanları arasındadır.

# Akpınar Mesire Alanı

Salihli’ye 50 km. uzaklıktaki, doğal bir su kaynağının etrafına kurulan bir diğer mesire alanı da Akpınar mesire yeridir. Geleneksel Kavun Karpuz Festivali’nin düzenlendiği bu bölge, yeşilliklerin arasında huzuru bulabileceğiniz bir mekandır.

#  Süreyya Tabiat Parkı

Manisa merkezde bulunan ve 5 hektarlık alana yayılmış bu mesire alanında restoran, kafe, oyun alanı, tuvalet gibi birçok imkan bulunuyor. Anayol üzerinde bulunması sebebi ile özellikle haftasonları yoğun olabiliyor.

Manisa Piknik Alanları

Manisa Mesir Macunu Festivali

Manisa’da her yıl Nevruz’un kutlandığı 21 Mart’ta, Sultan Cami etrafında toplanan kalabalığa caminin minare ve kubbelerinden geleneksel mesir macunu saçım töreni yapılır. TV kanallarında ve internet medyasında bolca gördüğümüz bu şenlikleri bilmeyen çok az insan vardır.

Festivalde, şehzadelik dönemini Manisa’da geçiren Fatih Sultan Mehmet, Kanuni Sultan Süleyman ve macunun mucidi Merkez Efendi canlandırılır. Şenlikte baharın gelişi, bereket ve bolluğun sevinci adeta bir bayram havası içinde yaşanır.

41 çeşit baharatın karışımından elde edilen Manisa Mesir Macunu, Osmanlı döneminde Sultan Cami Medresesi’nde görev yapan Merkez Efendi’nin hazırladığı bir macundur. Kanuni Sultan Süleyman’ın annesi Hafsa Sultan’a şifa olan macun, sonrasında halktan hasta olanlara da verilmeye başlanmıştır. Bir süre sonra da Hafsa Sultan’ın emri ile mesir macunu Sultan Cami’nin kubbe ve minarelerinden saçılmıştır. Manisa Mesir Macunu Şenlikleri bu şekilde doğmuştur.

Mesir Macunu Festivali

Manisa’da Ne Yapılır?

# Yamaç Paraşütü: Spil Dağı yamaç paraşütü yapmak için oldukça elverişlidir. Bu spora yeni başlayanlar için Kırtık Mevkii, biraz yukarıda ise uçuş için düzenlenmiş 300 metre yüksekliğinde bir alan yer almaktadır. 750 metre yükseklikteki Seyirtepe ve 1250 metre yükseklikteki Karlık Mevkii’nden de iniş alternatifli ve şehir manzaralı uçuşlar yapılabilmektedir.

# Atıcılık: Spil Dağı eteklerinde bulunan Mevlevihane yönünde, orman içinden geçilerek Trap-Skeet Atış alanına ulaşılmaktadır.

# Trekking ve Dağcılık: Spil Dağı trekking, kamp, doğa yürüyüşü ve dağcılık sporları için oldukça uygundur.

# Olta Balıkçılığı: Marmara Gölü ile Avşar, Demirköprü ve Sevişler baraj göllerinde haftasonları ve resmi tatillerde amatör olta balıkçılığı yapılmaktadır. Bu alanlarda görülen balık türü sazandır. Sazanın yanısıra Demirköprü’de levrek, Marmara Gölü’nde yayın ve yılanbalığı yaşamaktadır. Ayrıca Demirköprü Barajı ile Marmara Gölü’nden kerevit çıkmaktadır.

MANİSA SPİL DAĞI REHBERİ (TIKLAYIN)

Manisa Spil Dağı

Manisa’dan Ne Alınır?

Manisa’ya yolunuz düşmüşken ister sevdiklerinize, ister kendiniz için alabileceğiniz, Manisa’nın yöresel hediyeliklerinden bazıları;

  • Manisa Mesir Macunu
  • Demirci, Kula, Yunt ve Gördes’in Yöresel Halıları
  • Şile Bezi, Bürümcük Giyim Eşyaları
  • Folklorik Takılar
  • Bakır, Gümüş, Tahta Oymacılığı ile Yapılan Ürünler

MESİR MACUNU NEDİR? İÇİNDE NELER VAR? (TIKLAYIN)

Ayrıca Kula Bakırcılar Çarşısı’nda, bakırcı ustalarının elinden çıkan bakraçlardan alıp yakınlarınıza hediye edebilirsiniz. Bahçeniz ya da evinizin iç dekorasyonu için Akhisar’ın minyatür at arabaları da ilginizi çekebilir.

Manisa'dan Ne Alınır?

Manisa’da Ne Yenir? Manisa Yemekleri

Tarımsal ürün çeşitliliğinin oldukça bol olduğu Manisa, bu özelliğinden dolayı sebze ve meyvelerin zenginleştirdiği bir mutfağa sahiptir. Süt ve süt ürünleri de önemli besin kaynaklarındandır. Manisa’nın meşhur yöresel yemeklerinden bazıları;

  • Manisa Kebabı
  • Salihli Odun Köftesi
  • Topalak (Gurma)
  • Sarımsaklı Hamur Aşı ve Ekmek Aşı
  • Üzüm Kötüsü
  • Saksan (Saksağan) Beyni
  • Saşta Helvası
  • Sura
  • Mangır Mantı
  • Lalanga
  • Kulak Çorbası ve Paça
  • Gapcık
  • Gabartlama
  • Dığan Gözlemesi
  • Ebe Çöreği
  • Mantar Tatlısı
  • Sinkonta
  • Simit Ekmeği
  • Zerde

Manisa Mutfağı ve Manisa Yemekleri

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir